*ÂB-I HAYAT - 4870*
Büyükler buyurdular ki;
Mübarek Hocamız namazdan sonra bir defasında buyurmuşlardı ki, yapılan şu hizmetlerle, şu arkadaşlarla ilgili bir zerre kadar muvaffakiyeti şahsımdan bilsem, yanarım. Bunların hepsi Abdülhakîm efendi hazretlerine aittir. Biz yanlış yoldaydık. Onla bizi yanlış yoldan alıp doğru yola koydular. Bana ne kaldı? Büyükleri tanıdıktan sonra geriye şahsımızla ilgili ne kalmıştır. Ancak bu nimet bize ihsan edildiği için, Rabbimiz bu görevi bize verdiği için, elimizden kaçmasın diye korkarız ve hamd ederiz, buyurdular. Kardeşim, çok büyük nimetlere kavuştuk. İman nimetine kavuştuk. Eğer imanımız olmasaydı bu hizmetlere koşamazdık. İman nimetinin şükrü yapılmazsa elden gider. Allahü teala Kur'ân-ı kerîmde, iman nimetinin şükrü, hubb-u fillaha, yani birbirinizi Allah rızası için sevmenize bağlıdır, buyuruyor. Bu şükür böylece yapılmazsa Allahü teala iman nimetini geri alır. İman nimeti olduğu müddetçe de ne dünyada ne de âhirette sıkıntıya düşülmez. Çünkü iman demek; Rabbime güveniyorum, ondan dilerim demektir.
*Huzur Pınarı*
huzurpinari.com
*ÂB-I HAYAT - 4866*
Büyükler buyurdular ki;
Mübarek Hocamızdan "Allah rahmet eylesin" ömrümüz boyunca en çok Abdülhakîm efendi hazretlerini, İmam-ı Rabbani hazretlerini işittik. Başka şey duymadık. İşte onların bu sadakatları dolayısıyla Allahü teala onların derecesini çok âli eylesin. Âmin. Muhammed Masum hazretleri "kuddise sirruh" bir mektûbunda, sen zannetme ki Allahü teala sana bu kadar makam, bu kadar mevki, bu kadar derece, yaptığın ibadetler sebebiyle ihsan edilmiştir. Bütün bunları sana, fıkıh ahkâmını, Allahü tealanın dinini yaydığın için ihsan etmiştir, buyuruyorlar.
*Huzur Pınarı*
huzurpinari.com