Bazen insanı en mutlu eden ilişkiler iki insan arasında olmayanlardır. Kedi beslemek, köpek ile oynamak, sevdiğin arabayı tamir etmek, koleksiyonunu yaptığın bir şeyin eksik olan parçasını bulunca ona dokunmak ya da şuursuzca alışveriş yaparkenki, ilk dokunuş. Her ne olursa olsun senin kontrolünde olan dokunmalar daha güzeldir. Çünkü sen istediğin sürece oradadır.
Düşünsene sadece senin izleyebildiğin bir dizi aslında hayatın. Gerçi ilk 10 yılı hatta belki 20 yılı anne baba kontrolünde ve sıkıcı geçse de, sonraları her sezon (her yıl doğum günün ile başlayan yeni sezon yani) yeni karakterler girecek ve çıkacak bu diziden. Dram, gözyaşı, entrika, ihanet, komedi… Her şey olacak. Önemli olan sonu değil, nasıl yaşadığın.
Acı bir tat kapladı dudaklarımı, unutulmuşluğun acı tadı: Eğer rüzgar, bastığımız yerlerde bizden kalan son izleri de yok edecekse, neye yarardı yaşamak?