Bir italyan şiiri vardı:
izbandut gibi cüsseli bir adamcağızın atı ölür, kızar adamcık,
sen beni taşımazsan ben seni taşırım der ve leşi sırtına vurur;
biz de zaman zaman ona benziyoruz, taaffün eden hatıraları
bir ceset gibi omuzlarımızda taşımak mazoşizminden kurtulan
kaç kişi var?
O kadar anlaşılmamışsın ki, kaderin, bütün şaheserlerin
kaderi. Seni yaraladıkları için insanları sevemez oldum. Artık
kimseye eskisi gibi acıyamıyorum.
Bu sabah seni görmeden öleceğimi düşünerek korktum.
Kalbim göğsümden fırlayacak gibi çarpıyordu. Sonra söz
verdiğimi hatırladım. Kalktım yataktan. İki gün önce korkunç bir sinir buhranı geçirdim. Şimdi iyiyim. Ölmekten değil,
senden uzakta ölmekten korkuyorum.