Eyvah, aldandık! Şu hayat-ı dünyeviyeyi sabit zannettik. O zan sebebiyle bütün bütün zayi ettik. Evet, şu güzerân-ı hayat bir uykudur; bir rüya gibi geçti. Şu temelsiz ömür dahi bir rüzgâr gibi uçar, gider.
Hicran: hem olmak, hem olmamak. Olmak, yani mazide
ve gelecekte yaşamak, hatırlamak ve ummak. Olmamak, yani
iki zaman arasına gerilen incecik telde sonsuz bir ürpertiyle
uçurumu seyretmek, uçurumu yani ademi.