(03/03) - (05/03)
•] Nietzsche, bu makalesinde; ilk olarak oluşturulan kavramların herkes için bağlayıcı olmadığını ve muhtelif sebeplerle değişkenlik gösterebildiğini, sonrasında da modern insanın yıktığı eski değerleri ve yerine inşa ettiği eğreti değerleri çözümler.
•] Zihin, tüm varoluşsal sancıların ve anlam arayışlarının temelidir.
•] Zihnin oluşumu, ortaya çıkışı; insanın yabanıl bir yapısı ve savunma mekanizması olmadığından bir şekilde gelişmiştir.
•] "Bellum omnium contra omnes (The war of all against all)" ilkesi, toplum içinde ve sürü hâlinde var olma istencince bastırılır ve sağlanan barış ile barış antlaşması ideal doğruluk oluşturur. "Bundan böyle neyin hakikat olması gerektiği saptanır. Şeylerin, herkes için eşit ölçüde geçerli ve bağlayıcı nitelemeleri uydurulup oluşturulur." Nietzsche, egoist doğayı reddetmez ancak buna tercih edileni de yadsımaz. Ancak tercih edilen de tercih edilme nedeni var oldukça uygulanır, kişi fırsatını bulduğunda bu normları egoist doğasına kurban eder. "Bunu kendi çıkarı için ve başkalarına zarar verici bir biçimde yaparsa, toplum da ona artık güvenmeyecek ve böylelikle onu kendi dışına atacaktır. İnsanların, bu arada, kaçındıkları, aldatılmanın kendisinden çok, aldatılma yoluyla zarara uğramaktır."
– "Hâlâ bilmiyoruz doğruluk güdüsünün nereden kaynaklandığını: çünkü şimdiye dek yalnızca toplumun varolmak için koyduğu ödevlendirmeyi işittik."
– "Biri bir şeyi bir çalının ardına saklasa, sonra gene orada arayıp bulsa, bu arama ile bu bulma pek de alkışlanası bir iş olmayacaktır." * Kavramlara anlam yükleyen de başkalarına aynı anlamı yüklemeyi telkin eden de insandır. Zira böylece toplum ve ortak değerler oluşur.
– "İnsan bir kenara bırakıldığında da, 'kendi başına doğru' olan, gerçek ve genelgeçer olan hiçbir nokta