Kitap bitti
3/5
𝑲𝒐𝒏𝒖𝒔𝒖:
Stella, abisinin yakın arkadaşına aşık olur ve 18. yaş gününde Jackten onu öpmesini ister. Jack öper ve bu temas daha ileriye gider. Kız, hamile kalır ve ailesinin tehditlerinden dolayı bebeğini başka bir aileye vermek zorunda kalır. Jack ve Stella hiçbir şey olmamış gibi 12 yıl hayatlarını sürdürmeye devam eder ve sırlarını gizlerler...
𝒀𝒐𝒓𝒖𝒎𝒖𝒎:
Kitabın konusu çok güzeldi bence. Bölümlerin uzunluğu, yazı puntolarlı da gayet iyiydi. Okurken bu konularda asla zorlanmadım.
Karakterlere gelecek olursak kitabı okurken Jacki sarsasım vardı. Korkaklığı bırak ve ailene sahip çık, diye... Son sayfalarda kendine geldi. O kısımlarda gelişimini izlemek güzeldi.
Stella... O kadar çok abimmm abimmm dedi ki gerçekten de abisi öğrenince büyük bir kaos yaşanacak sandım... Duygularını dorukta yaşayan bir karakter. Yaşadığı şeyler normal değildi ve onca kalabalığın içinde yapayalnızdı yinede.
Kitapta dram vardı ve şunu belirtim hiçbirinde bir duygu belirtisi yaşamadım. Beni etkilemedi. Normalde oralarda ağlarım ama burda yazar geçirememişti bence. Çok daha iyi yazabilirdi. En iyi yazdığı sahnesi de bence pankek yapmaya çalıştıkları sahneydi. Orası iyiydi bakın. Gerçekten de onlarla beraber içim ısındı.
Bir de Grayson'ı(abi) fazla abarttıklarını düşünüyorum ya da yazar o kısımları es geçip direkt ana karakterlerin ilişkilerini hızlandırdı. On iki yıl boyunca onu bahane edip susuyorlar ama her şey bir telefon konuşması ile halloluyor... Asla böyle bir yüzleşme sahnesi beklemezdim.
Genel olarak rs'ye giridyseniz çıtıt çerezlik bir kitap. Ben işleirmden dolayı biraz uzun sürede okudum ama siz daha hızlı da okuyabilirsiniz
Farklı bir şehirde olduğum için birçok lansmana gidemedim ama beni en çok yaralayan bu kitabın lansmanına gidememiş olmaktı. Neyse ki İstanbul'a taşınıyorum. Bundan sonraki lansmanları kaçırmayı düşünmüyorum. Gelelim bu güzelliğin detaylarına. En yakın arkadaşım la yardım etmek için kaldığı dersin sınav kağıdını çalacağım. En fazla ne olabilir ki? Ah be Sadem neler olmadı ki? Kitaba başlarken aklımda bir çok soru vardı. Acaba bu yaştan sonra lise kurgusu okumak sarar mı? Sardı arkadaşlar! Kesin bilgi yayalım! Elimden bırakamadan 4-5 saate bitirdim. Sadem ve Buğra arasındaki diyaloglar kahkaha atmama sebep oldu. Gün içinde her gittiğim yere benimle beraber gelen kitabım sayesinde bayağı dikkat çektim. Yüzünüzde bir sırıtış olmadan kitabı okumanız pekte mümkün değildi.
Yani her karakter şahsına münhasır kişiliklerdi. Yazar öyle bir sistem oturtmuş ki tek bir karakteri çıkarsak, tüm kurgu yerle bir olurdu. Kavin alanen favori karakterim oldu. Her türden insanı yanına koyun ve dost olmasını izleyin! Evla minnoş kızım! Sadem ve bazı hareketleri bana aşırı tanıdık geldi. Her sevene inanmayacaksın kızım.. Diyerek içimdeki çirkef öğretmeni de ortaya koymadan geçemeyeceğim. Yahu bir kitabın kötü karakterleri bile tatlı olur mu demeyin oluyormuş! Yazar tüm gençlerimize birer gerçekçi travmalar eklemişti. Bu da aslında daha derin analizler ve gerçekçi bakış açıları ile okumamıza sebep oluyordu. Buğra Han büyü seni alayım annemm diyerek yorumuma son vermek istiyorum. Unutmadan sevgili @artemismilenyum lütfen devam kitabı için bizi çokça bekletmeyiniz.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
YAFTA// ADEM ÖZKAN
Merhabalarrrrrrrrr sevgili kitapfanatik ailemm
Yazarımız #ademözkan kaleminden #yafta kitabı ile geldim
-Ayşegül ve Saltuk çiftinin mutlu olmayı umarken hayatın onlara oynadığı oyundan bahsedeceğim sizlere
Ayşegül lise son sınıftayken okula pek bilinmedik bir çocuğun geldiğini duyuyor ve onu koridorda gördüğü zaman heyecanlanıyor ela gözlerine tutulduğunu fark ediyor. Ama bir türlü açılmıyor daha sonra üniversiteye geliyor ve Türkçe öğretmenliği okuyor. Üniversitede tanıdık bir yüzle karşılaşıyor evet karşılaştığı kişi lisede hayranı olduğu çocuk adı sanı belli değil.
Tesadüfen yaşadıkları bir olay sayesinde Saltuk Ayşegül'ü fark ediyor ve uzun süre takip ettikten sonra mektup yazmaya karar veriyor.
-Bir mektup hayatınızı ne kadar değiştirebilirdi ki?
Ayşegül ve Saltuk kısa sürede tanışıp daha üniversite bitmeden evlenmeye karar verirler. İlk ve son tartışmalarında bebekleri olacağını öğrenirler hayatları tam iyiye gideceğini düşündükleri anda hayat hiç beklemedikleri anda bu mutlu çiftimize gerçek yüzünü gösterir.
Ayşegül peş peşe verdiği kayıplardan sonra kendisini toparlayamaz. Hayatın gerçek yüzüyle karşılaşır çevresindekiler tarafından yaftalanır.
- Bir insanı tanımadan kendimizi onun yerine koymadan ne çabuk yargılar ve yaftalar oluveriyoruz. Bir insanı yaftalamak ne kadar da kolay oluveriyor!..
Yaşadıklarından 10 yıl sonra karşısına hiç beklemediği anda mutluluk çıkıyor fakat çevredekilerin yaftaları ve dar görüşlülükleri yüzünden bu mutluluğu elinin tersiyle itiyor.
-Aradan yıllar geçtikten sonra gelip aynı mutluluğu ararken bu sefer hayat verecek miydi aynı şansı bir daha?
Yazarımızın kalemi sade, akıcı ve anlaşılır. Tek solukta okuyuverdim. Günümüz problemine değinmesi çok güzel olmuş. Kitapta Saltuk ve Ayşegül çiftinin hayatını
KAR KÜRESİ// ÖZLEM YILDIRIM
Merhabalarrrr kitapfanatik ailemm bu seferki kitabımı farklı bir türden seçtim veee iyiki de seçtim
@ozlemyldirim yazarımızın kaleminden #karküresi tiyatro kitabı ile sizlerleyim
Tiyatro bambaşka bir şeydir bende. Çok sever ve hayatıma entegre ederim. Çok sık olmasa da mutlaka tiyatro oyunlarını izlemeye giderim. (Oyunlarda rol almayı istesem de cesaret bulamam).
Tiyatro kitaplarına gelecek olursam onları okumak bambaşka bir keyif. İzlemektense okumanın ayrı bir güzelliği var neden derseniz ;
Kitabı okuyunca kimse sizin hayal gücünüze karışmıyor ve kendi sahnenizi yaratıp oyuncuların tarzlarını , hal ve hareketlerini özgürce belirleyebiliyorsunuz. O sahne artık sizin oluyor. Oyuncu yerleştirme, ürün koyma gibi şeyleri zevkinize göre tasarlıyorsunuz.
Ben de işte #karküresi ni okuyunca tam da bu güzelliği yaşadım. Bu yüzden tiyatro türündeki kitapların bende yeri ayrıdır. Hele ki yazarımız bunu harika ve betimlemeleri ustalıkla okuyucuya aktarıyorsa tadından yenmez. Bu özellikler de bu kitapta fazlasıyla vardı.
Kitabın konusunu size anlatıp büyüsünü bozmayı asla istemem. Kısaca şöyle anlatayım: Yetimhaneye bırakılan ve annesinin geleceğine inanan bir kız çocuğu Ayla, kızımıza bakan hemşiremiz Havva, onunla arkadaşlık yapıp sonra yurttan kaçan hırsız Ahmet,
Kaçtıktan sonra tanıştığı arkadaşları Cemal ve hırsız Memo...
Yıllar sonra büyür mesleğini eline alır hanım hanımcık genç bir kız olur. Ziyaretine bile gelmeyen annesi çıkagelir.
Yıllarca görmek bile istemediği kızını ne oldu da birden görmek istedi acaba?
E tabi işi düştü (kitabı bitirene kadar annesine gıcık oldum. Yazık o kıza ya alıp sarılıp bağrıma basasım geldi.)
Kitabın sonunu hiç öyle beklemiyordum. Bu bir sır
Samimi, içten ve her duyguyu tattığım bir eserdi. Güldüm
"Birisi kabuk tutmuş yaralarımızı okşamaya başladığında, cırt diye açılıveriyor ve kanamaya başlıyor yeniden oluk oluk.. Birine teslim olduğumuzda ve içimizi döktüğümüzde, bedenimiz ve ruhumuz kan içinde kalıyor.
Oyüzden değil mi içimizi tutmalarımız, birine teslim olmaktan korkmalarımız, ortalıkta gergin ve tedirgin dolanmalarımız?
-Anlatsam mı, anlatmasam mı?- Kararsızlığımız. - Bu sevgi beni acıtır mı? - Kuşkularımız.. Her zaman seni üzecek birileri olacaktır.
Tek yapmamız gereken; sevginin bize vaadettiklerine güvenmeyi sürdürmek, ama kime ikinci defa güveneceğimizi de iyi seçmek."
O kadar zor bir kitaptı ki sanki “yüzyıldır” okuyorum
:( Aynı zamanda da çok mükemmel ve kaliteli bi kitap ama gerçekten çok fazla çaba istiyor. Belki de ben yoğun olduğum bir dönemde, çok fazla vakit yaratamadığım bir dönemde okuduğum için bu kadar sıkıldım ve zorlandım. Kitabın içerisinde bir “akışta” olamadım, hoş bu durumu muhtevası dolayısıyla bu kitabın kendisinde yaşıyor olmam da ironik. Keşke karakterlerin kendilerine has isimleri olsaydı, gerçi bunun kasten bu şekilde yapıldığını düşünüyorum (Bir aile soyunu anlatıyor, bize bunun üzerinden bir şeyler sorgulatıyor fakat bütün karakterler birbirinin aynı isminde. Yani şu sülaleyi.. artık oldum :d Kitabın başında da bir soyağacı eklemişler -asla geri dönüp anlamaya da çalışmadım :d- dark dizisi gibi.) Neyse işte karmaşıklığı yaratan bu durumu keyifle eleştirmeyi çok isterdim :d ama bunun kitabın ruhunu daha iyi anlatabilmek adına kasıtlı yapıldığını düşünüyorum. Fantastik ögelere yer vererek de “gerçekliği” bu şekilde aktarma durumunun da kasıtlı yapıldığını düşünüyorum (Gabriel Marquez tmm knk Nobel’i hak ettin :d) İnsan yaşamlarını, sistemi, coğrafyayı, olguları ve duyguları güzel yansıtmış yansıtmasına da biçemi zordu, beni de
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,6bin okunma
Aşkın en en en koyu hali mi desem yoksa gerçek aşk mı desem adam gibi adam mi desem bilemedim yaa
AŞKI ÖĞRENMEK İSTEYENLER BUNU O-KU-SUN
Binnur ablamm kulun kölen olam bu ne biçim muhteşemlik