İhtilal sahneleri anlatılırken en zor iş, o atmosfer altında ruhların tahlilidir.
Koğuşta, han odasında, hamam külhanında veya soğukluğunda, kahvehane,
kayıkhane, fırınlarda, bekâr odalarında yatan, bütün bediî duyguları birkaç
saniyelik nefis lezzetinde toplanmış, bütün dinî ibadetleri duygusuz mihanikî
hareketler olmuş insanların başlarındaki şahsiyetlere karşı hürmeti yoktur,
onlardan sadece korkarlar ve bir kere de o korkuyu attılar mı, yeni bir yılgınlığa
uğrayıncaya kadar alabildiklerine pervasız ve tahripkâr olurlar, akıl ve mantık
çemberlerini yırtıp, tezatlar içinde hayır ve şer, hizmet ve ihanet her şeyi
yaparlar, işte buna sûriş denilir, felakettir, afettir.