Büyük İskender’e acayip bir su bulduklarını ve bunun insanı yaktığını söylemişler. Denemelerini emretmiş. Bir kölenin üstüne dökmüşler bu sudan ve adam alev almış. O gün bu gündür petrol hala insan yakmaya devam ediyor. İnanmazsanız akşam haberlerinde, açık ve gizli savaşlara kulak kabartın!
Hayatında kimseye saldırmamışsın. Şimdi artık saldırılar karşısında bile kendini savunmayı bırak, çekil bir köşeye; daha derin bir gerçeğin izini sür. Ve bir Sincap kadar doğal ve onurlu yaşa!
Bizim ezgilerimiz de toprağa ve ölüme dönüktür. Fars, Bizans mistik kültürlerinde, müzik, karar sesini hep pes notalarda arar. Ve ufak melodik gezintilerden sonra sesi pes notada bağlar. Batı müziğinde ise notalar sanki kanatlanıp gökyüzünde uçmak ister gibi gittikçe daha da yükseğe doğru tırmanır. Hristiyan borularının gökyüzüne dikili olmasına karşı, İslam ney’inin toprağa bakmasının sebebi budur.
Yunus Emre, Walt Whitman’ın atasıdır. Michael Kohlhaas’ı yazan Kleist ile Köroğlu varyantları anlatan Anadolu ozanları aynı kaynaktan su içer; Homeros’un da kana kana içtiği kaynaktır bu. Ve insan bir kez bu nehirde yıkandı mı hiçbir savaşı sevemez