pelin

Early human populations preferred the fat and viscera (also called offal or organ meat) of the animal over its muscle meat.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

pelin

, bir kitap okudu
7/10
·288 syf.·
339 günde okudu
·
2026 10. kitabı
Daisy Butcher
7/10 · 1 okunma
İstanbul'da evlerin döşemesi eğreti elbiseler gibi sarkar odaların üstünden. Hele sabah saatlerinde. Bunlara yalnız loş abajur ışığında katlanabilirsiniz. Eşyadan çok tiyatro dekorlarına benzerler. Tam bir verimle katılmazlar yaşama. Hep bir hoşnutsuzluk duyarsınız onlara baktıkça. Doyumsuzluk kuraldır bu evlerde. Ne aldınızsa kısa zamanda bozulur, parlaklığını, boyasını yitirir. Kumaşlar solar, tüylülerin havı dökülür.
7/10
·336 syf.··
2026 9. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2026 17:08
Bu kitap, ‘neden vejetaryen olmalısınız’ veya ‘neden feminist olmalısınız’ kitabı değil. Daha çok, feminizm ve vegan aktivizmi arasındaki bağlantıyı gösteren bir kitap. Ve bence toplumdaki baskın (et yiyen ve ataerkil) düşünce yapısını gözler önüne sermesiyle bunu çok iyi yapıyor. Özellikle ilk bölümlerde postyapısalcı dil analizi yaptığı kısımları çok zekice ve aydınlatıcı buldum. Reklamlardaki kadın bedeni üzerinden hayvan eti satılmasını gösterdiği bölümü de çok beğendim. Edebiyatı incelediği örneklerin daha çeşitlendirmesini isterdim, mesela Mary Wollstonecraft, Mary Shelley ve Percy Shelley’nin yazıları üzerine çok duruyor, ancak bu üçü de aynı dönemlerde yaşamış birbirine yakın düşünür/yazarlar (özellikle de aralarındaki ailesel bağ göz önüne alındığında). Aynı şekilde süfrajetlerin üstünde de çok duruyor, farklı feminist hareketlerinin vejetaryenlikle ilişkisini görmek daha ilginç olabilirdi. Kitapta yer yer bazı bağlantıları zorladığı ya da alakasız yere konuştuğunu hissettim. Mesela sırf birkaç süfrajet arkadaşı varmış diye birkaç sayfa boyunca 1800’lerde vejetaryenliği savunan bir doktordan bahsediyor. Ya da dini sebeplerden dolayı et yemeyen birisini sırf kadın olduğu için feminist veganlarla aynı kefeye koyuyor. Ayrıca başka bir eleştirim de “vejetaryenler daha sağlıklıdır; et regl ağrılarını artırır; vejetaryenlerde kalp krizi, yüksek tansiyon ve kanser görülmez” gibi ifadeleriydi. Bunların doğruluğu yanlışlığı bir yana (sonuçta 1990’da yazılmış bir kitap), bence böyle bir kitap bu argümanlara ihtiyaç duymamalı. Sonuçta konu bu değil, ve beni ikna etmekten çok diğer iddialara olan güvenimi sarstı sadece. Mesela hayvan proteinine (özellikle daha güçlü olmak için) olan ihtiyaca ataerkil batıl inanç diyip geçiyor. Peki ya bu batıl inanç değilse ve
The Sexual Politics of MeatCarol J. Adams · Bloomsbury Academic · 2015941 okunma