“Elbise dikerken insanların ne diyeceğini düşünmeye başladım. Kendi kişiliğim gibi olan bir şeyi gerçekten gizlice seviyorum, sevmeye devam etmek istiyorum ama tamamen kendime ait bir şey olarak somutlaştırmaya korkuyorum. İnsanların hakkında hep iyi düşündüğü bir kız olmak istiyorum. İnsanlarla bir araya geldiğimde ne kadar da itaatkar oluyorum. Söylemek istemediklerimi, duygularımdan tamamen farklı şeyleri uydurup çene çalıyorum. Böyle yapmak benim için iyi. Aslında hoşuma gitmiyor. Umarım ahlak kurallarının hızla değişeceği bir zaman gelir. O zaman böyle bir itaatkarlık, yine her günü kendimiz için değil, başkalarının düşünceleri uğruna yaşama durumu da son bulur herhalde..”
“Kitap okuma denilen şey benden koparılıp alınırsa, hiçbir hayat deneyimi olmayan ben ağlanacak halde olurdum galiba. Kitapta yazılanlara işte o kadar çok güveniyorum. Bir kitap okuduğumda, onun için deli olur, ona güvenip empati duyar, onu özümser ve hayatımın bir parçası haline getirir, başka bir kitap okuduğumda ise anında değişiveririm.”