ABUZER BADEM

ABUZER BADEM
@abuzerbadem
EĞİTİMCİ-YAZAR
GAZİ ÜNİVERSİTESİ: SINIF ÖĞRETMENLİĞİ ANADOLU ÜNİVERSİTESİ: TARİH İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ : COĞRAFYA HASAN KALYONCU ÜNİVERSİTESİ: EĞİTİM YÖNETİMİ VE DENETİMİ
89 okur puanı
Şubat 2025 tarihinde katıldı
Toplum genelinde korku, bireylerin belirli nesneler, durumlar veya gruplara karşı ortak bir duygu geliştirmesine yol açar. Toplumsal korkular, genellikle medyanın, siyasi söylemlerin ve tarihsel olayların etkisiyle şekillenir. Bu tür korkular, toplum içinde güçlü bir birleştirici etki yaratabilirken, aynı zamanda bireylerin davranışlarını kontrol etmede veya değişime yönelik bir motivasyon oluşturmakta da kullanılabilir.
Kitap Alıntısı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Karanlıktan korkan bir çocuğu ele alalım. Eğer çocuğun ailesi, karanlıktan korkmasının “normal” olduğunu kabul eder, fakat aşırı bir tepki göstermeden ona bu korkusunu aşması için destek sunarsa, çocuk kendini güvende hisseder ve bu korkusunu zamanla yenme fırsatı bulur. Aile, çocuğu karanlık odada yalnız bırakmak yerine, önce onunla birlikte odada vakit geçirip karanlığın tehlikeli olmadığını hissettirerek bu korkusunu aşmasına yardımcı olabilir. Ancak bazı aileler, çocuğun bu korkusunu fazla ciddiye alarak onu sürekli aydınlık ortamlarda tutabilir. Bu durum, çocuğun korkusunun pekişmesine yol açabilir ve karanlığa karşı duyduğu korkuyu aşmasını zorlaştırabilir.
Duygu ve Düşünce
Ebeveyn desteği bekleyen ve kendi başına hareket edemeyen çocuklar, özgüven sorunları yaşayabilir. Bu durum, çocukta hata yapma korkusunu artırır. Hata yapma korkusu, mükemmeliyetçilik ve kaygı arasında bir döngüye yol açar. Örneğin, aşırı korumacı bir ebeveyn, çocuğunun arkadaşlarıyla oyun oynamasına izin vermezse, çocuk bu sosyal etkileşimlerden mahrum kalır. Sonuç olarak, çocuk yeni arkadaşlar edinme ya da sosyal becerilerini geliştirme konusunda kendine güvensiz hissedebilir.
NOBEL YAYINEVİ·Kitabı okudu
Alıntı
Aşırı koruma altında büyüyen çocuklar, zorluklarla başa çıkma yeteneklerini geliştirme fırsatına sahip olamazlar. Bu durumda, dış dünyayı daha tehlikeli ve ürkütücü bir yer olarak algılayabilirler. Örneğin, bir çocuk okulda yeni bir etkinlikte yer almak istemesine rağmen, ebeveynleri onu sürekli koruyup müdahale ederse, çocuk o durumu riskli görmeye başlayabilir. Bu tür bir durum, kaygı seviyesini artırarak çocuğun gelecekte benzer durumlarla başa çıkma isteğini azaltır.
NOBEL YAYINEVİ·Kitabı okudu
Psikoloji
Aşırı korumacılık, çocukların kendi bağımsızlıklarını geliştirmelerine engel olan bir durumdur. Ebeveynlerin çocuklarını tehlikelerden koruma isteği, çoğu zaman olumlu bir niyetle başlasa da, bu yaklaşımın uzun vadede kaygı artırıcı etkileri olabilir. Aşırı korumacı ebeveynler, çocuklarını sürekli olarak müdahaleleriyle korumaya çalıştıklarında, çocukların problem çözme ve bağımsızlık becerilerini geliştirmeleri zorlaşır.
NOBEL YAYINEVİ·Kitabı okudu
Alıntı