İnsanoğlu doğuyor.
Doğum anını kimse hatırlamaz ama başka birinden gözlemleyebilir.
Diyor ki: "Ben doğduğuma göre her şeyin bir başlangıcı da vardır."
Hiç kimse ölümü tatmamıştır ama başkasında gözlemleyebiliyor.
Diyor ki: "Ben öleceğime göre mutlaka her şeyin sonu vardır."
Her şeye bir başlangıç ve bir son koyuyoruz.
Neden her şeyin bir başı veye sonu olsun bu çok sanal bir duygu.
Ama günümüzde olayları birbiriyle ilişkilendirmek için bir zaman tablosu koyuyoruz ve biz bunu bu skalayı evrensel bir tablo olarak düşünüyoruz.
Zamanın hiç değişmez olduğunu yakın zamanda öğrendik.
Einstein 1920'de ışık hızına ulaşırsak zaman durur dedi.
Birbirine senkronize iki cihazı Ay'a ve Dünya'ya yerleştiriyorlar. Aynı çalışıyorlar her şey tamamen aynı. Fakat Ay'dan Dünya'ya gelen 60.000 km hıza ulaştığı için yavaşladığını keşfettik.