Husserl için hakikat, fenomenolojik Varlığın salt "niyeti/yönelimi" ile maddenin "kendisi" arasındaki farka-başka bir ifade ile, bir şeyin görunme tarzı ile "kendisi olma tarzı arasındaki farka- dayanır. Bu fark, aynı Tarski'nin "P" ile P arasındaki karşıtlığına benzer bir kendilik veya düzeni, eksiksiz bir biçimde kendinde olduğu gibi tanımlamadan kaynaklanır; yani bir önerme ancak şeylere kendinde oldukları gibi görünmelerine imkan veren bir tarzda "atıfta bulunursa" doğru olacaktır. Fakat bu "atıf" daha önce bahsettiğimiz pragmatik "dayatma"dan çok da farklı değildir, çünkü onun amacı hala bir şeyin kendisini, kendisini gizlemeyle (sahte/yanlış) karşıtlık içinde nasıl açığa vurduğunu (hakikat) açıklamaktır.