Satranç, Zweig'in ölmeden önce son yazdığı novella(kısa öykü). Dahilikle delilik arasında devam eden psikolojik savaşı. Eser hakkında yaptığım araştırmalarda, yazarın ölmeden önceki ruh halini yansıttığı ve ölüme gidişindeki ruh halinden öğeler yansıttığını gördüm. Gerçekten yazarın hayat hikayesi araştırıldığında insan tuhaf hissediyor. Çünkü Zweig bu kitabı yazdıktan sonra, kitaptaki ruhsal çöküşleri sebebiyle eşiyle beraber intihar ederek yaşamına son veriyor.
______________________________
Satranç, New York’tan Buenos Aires’e giden yolcu gemisinde, yolcular arasında bulunan bir milyonerin, dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic’e, ücreti karşılığında, bir parti satranç oynamayı teklif etmesiyle başlar. Uzun oyun serileri tüm geminin dikkatini çeker ve herkes onlara katılır. Gemide satrancı acı içinde bir ruh haliyle ve saplantılı derecede iyi öğrenmiş bir yolcu daha vardır. Kendini hiçlikte, aynılıklar cehenneminde hisseden bu adamın tesadüfen eline geçen satranç öğreti kitabıyla başlayan serüveni, açığa böyle çıkacaktır. Satranç oynandığını görür görmez istemsiz bir şekilde oyuna dahil olur ve onun da hikayesi başlar...
Bundan sonrası sizin okumanıza kalmış ve kesinlikle öneririm.
_____________________________
Kitabın içinden;
"Ne var ki kendime karşı oynamaya çalıştığım andan itibaren kendime meydan okumaya başlamıştım farkında olmadan. İki ben'imden her biri, siyah ben'im ve beyaz ben'im birbirleriyle rekabete girmek durumundaydı ve her biri kendisi için yenmek, kazanmak uğruna bir hırsa, bir sabırsızlığa kapılıyordu. Siyah ben olarak beyaz ben'in o anda hangi hamleyi yapacağı konusunda yanıp tutuşuyordum. Ben'lerimden her biri öteki bir hata yaptığında aynı anda hem zafer kazanmış hem de kendi beceriksizliğine öfkelenmiş oluyordu."