Yaşarken, insanlar öldüklerinde ölülerinin kendi aralarında yeniden buluşacaklarına inanırdım. İnsanların sözünü ettiği cennet ya da cennet benzeri bir yer olmasa bile, tahıl elekten geçirildiğinde iri ve ağır olanların kalıp küçük ve hafif olanların elenmesi gibi, bedeni geride bırakıp hafiflemiş ruhların ayrı bir evrende toplanacağına. Zaten bir kez yaşayıp ölmüş varlıklar oldukları için, bedene bağlı yaşanan bu dünyadaki gibi katı ve acımasız değil de daha başıboş, daha sakin, daha cömertçe yaşayabileceklerini düşünürdüm o evrende...
Savaşın ortasında doğup, savaştan başka bir şey görmeden ölenler vardır. Yoksul koşullarda açlıktan ve hastalıktan ölen çocuklar vardır. Salgınların kol gezdiği yerlerde çaresizce can verenler, atalarının savaşlarına sürüklenip ömür boyu mülteci olarak yaşayanlar vardır. Savaş da hastalık da bir tercih meselesi değildir.!