8/10
·464 syf.··
2026 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 15:05
Tropes: enemies to lovers, forced proximity, found family, Reverse grumpy x sunshine, badass fmc, hunger games meets ACOTAR Spice Level: 3/5, 1-2 explicit scenes POV: single, 1st person Vampirler, krallıklar, savaş falan derken aslında bildiğimiz türden bir dünya gibi başlıyor ama özgün bir kurgu kurulmuş. İlk kitapta hikaye tamamen Hunger Games tarzı ölümcül bir turnuva üzerine kurulu. Oraya’nın (FMC), acımasız bir vampir kral tarafından evlat edinilen bir yetim olması fikri beni daha ilk sayfadan yakaladı. Hikayenin büyük kısmı bu turnuvada geçiyor ve tempoyu hiç düşürmüyor. Kitapta diyaloglardan ziyade iç sesleri ve betimlemeler ağırlıkta, bu da karakteri daha iyi tanıtıyor açıkçası. Raihn (MMC) ise ACOTAR’daki Rhysand gibi. Raihn ve Oraya arasındaki o zorunlu ittifak bölümlerini okumak keyifliydi. İkisinin arasındaki çekim harikaydı ama birbirlerine aşık olma süreçleri biraz hızlı gelişti gibi geldi bana. Aralarında biraz daha yaşanmışlık olmasını dilerdim. Özetle, akıcı ve kolay okunur bir kitap. Hikayenin sonundaki plot twist'ler güzeldi, beni şaşırtan yerler oldu. İkinci kitapta Oraya'nın ne yapacağını merak ediyorum.
1000Kitap
The Serpent and the Wings of NightCarissa Broadbent · Bramble Publishing · 2022721 okunma
6/10
·840 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 22:03
24 günde anca bitirebildiğim canım ciğerim Sarah’nın kitabıyla geldim bugün. Yazarı ne kadar çok sevsem de kitap ne yazık ki aynı sevgide ilerlemedi. Konusuna rahatça ulaşabileceğiniz için direkt yorumuma geçeceğim. ️ Sarah’cığım, bu ne uzayan bir konuydu böyle? Tüm kitap boyunca, final hariç, çarpıcı tek bir an bile hatırlamıyorum desem yalan olmaz. Bryce ve Hunt arasındaki çekim bu kitapta bana çok sığ geldi. Acotar serisinde işlenen “Eş Bağı” konusu o kadar üstünkörü bağlandı ki, Bryce ve Hunt için gerçekten “birbirleri için yaratılmışlar” diyemedim. Bir de Danika’nın bitmeyen gizemi… Artık konu uzamaktan sakızlaştı. Sürekli yeni bir şey öğreniyorduk ama hiçbiri yeterince çarpıcı değildi nazarımca. Üstelik Danika’nın Bryce’ın dibinde olup ondan bu kadar çok şey gizlemesi, ikisi arasında sürekli yüceltilen dostluğu sorgulamama neden oldu. Bir noktadan sonra ya o kadar yakın değillerdi ya da Danika öyle düşünmüyordu dedim. Hikâye sürekli bir ağızdan diğerine zıplayıp durdu. Bir paragrafta Hunt’ın bakış açısından başlıyorum, paragraf bittiğinde kendimi başka bir karakterin içinde buluyorum. Bu geçişler okur olarak gözüme fazlasıyla battı. Ruhn ve Gün hakkındaki sürpriz bana sürpriz olmadı çünkü olayı önceden yakalamıştım. Asıl Harpy olsaydı benim için bomba etkisi yaratırdı. Benim için zor bir okumaydı. Üstelik yazarın dilini bu kadar severken bu hikâyenin beni içine alamaması daha da üzücü oldu. Karakterleri adım atmaya iten o içgüdüyü ben kendimde bulamadım. Üçüncü kitabı da bir an evvel okumalıyım. Çünkü ACOTAR geleceeeeek. Ama nasıl yapacağım bilmiyorum? Addio…
Gökyüzü ve Nefes HanesiSarah J. Maas · Dex Kitap · 2024621 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Uzun zamandır bu kadar okurken sıkıldığım bir kitap olmamıştı. Serinin kalanına soru işareti ile bakmaya başlasam da novella olduğu için yarıda bıraktım. Bir hafta elimde süründü resmen. Acotar elimden düşmüyordu
Suikastçının HançeriSarah J. Maas · Dex Kitap · 20221,241 okunma
Live, dear reader. Live.
10/10
·702 syf.··
2026 29. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 00:00
Olmaktan korktuğum yerdeyim maalesef muhteşem bir fantastik serinin sonuna geldim. Bitmemesi bu dünyadan kopmamak için büyük uğraşlar verdiğim araya sayısız farklı tür kitap dünya karakter sıkıştırdığım ama bitirmekten de kendimi alıkoyamadığım bir güzel macera idi. Uzun bir seriye kendine adamadan önce serinin son kitabının yorumlarına bakarak sonu beğenilip beğenilmediğine göre karar veren benim gibilere demek istiyorum ki; başlayın ben sizin arkanızdayım bu muhteşem seriye başlayın ve asla pes etmeyin sonunu görün. Ama ilk kitabınız Throne Of Glass değil kesinlikle The Assassin's Blade olsun. The Assassin's Blade'in ilk kitap olarak okunmasını savunacağım son nefesime kadar. Kim ne derse desin bence ilk bu novella niteliğindeki kitapla başlanmalı çünkü bu kitap hiçbir spoilera maruz kalmadan okunmalı. Kronoloji, duygusal etki ne derseniz diyin bunun birçok nedeni var spoiler olmasın diye detaya girmeyeceğim ama beni dinleyin. Neden böyle tavsiye ettiğimi seriyi yarıladığınızda anlayacaksınız. İlk olarak okuyup pişman olanı da görmedim onu da söyleyeyim. Ayrıca kitabı evde okuyun ve sonlara doğru mendillerinizi hazırlayın. İş bu tarih olmuş hala TAB kitabının yasını tutuyorum gördükçe içim buruluyor belirtmek isterim. Bu seriyle ilgili söyleyebileceğim tek kötü şey daha önce Empire Of Storms yorumumda da belirttiğim gibi maalesef Türkçe baskısı. Bu yayınevi sayesinde kitapları orijinal dilde okuma alışkanlığı kazandım İngilizcem gelişti bu konuda teşekkürlerimi sunmak isterim. Emeğe saygım var ancak Türk okuyucularına böyle kötü bir baskıyı layık görenleri asla affetmeyeceğim. Çevirmeni kitapların hem orijinal metnini hem kendi çevirisini yanyana koyup tekrar baksın bana hak verecektir. Özellikle son kitapların bir editörün elinden geçtiğine inanmak dahi istemiyorum.
Kingdom of AshSarah J. Maas · Bloomsbury YA · 20181,439 okunma
5/10
·416 syf.··
2026 20. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 23:11
Acotar serisinden sonra aşırı hafif kalıyor. Ama yine de bi şekilde kitap size kendisini okutuyor. “Hayatımın serisi” dendiği için merakla devam edeceğim.
Cam ŞatoSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20244,980 okunma
10/10
·728 syf.·
Beğendi
·
2024 21. kitabı
Bu incelemeyi okumamın üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen aklımda kalanlarla yazıyorum. Bu kitapta Acotar evreniyle tekrar tanışıyormuşuz gibi hissettim ama benim için tekrara düşmek gibi hissettirmedi. Kaldığımız yerden daha sakin ama bir sürü potansiyel hikayeyle devam ettik. Nesta ilk kitaplarda benim gerçekten çok nefret ettiğim bir karakterdi. Kitabını okumaya bile tahammül edemem diyordum ama önceki kitapta Cassian ve Nesta'nın potansiyeli o kadar hoşuma gitti ki bu kitaba bir şans vermeye karar verdim. Nefret edeni çok ama bu kitap benim seride en sevdiğim kitap. Nesta için her zaman eğer erkek olsaydı çok sevilirdi diye düşüneceğim. Nesta bence güçlü bir karakter değil. İlk kitaplarda öyle olduğunu sandığımız ama bu kitapta ne kadar güçsüz olduğunu öğrendiğimiz bir karakter. Yavaş yavaş tekrardan kendi gücünü bulan bir karakter. Nesta kendinden nefret ederken de kendini sevmeyi öğrenirken de kendimden o kadar çok parça buldum ki onun duygusal iniş çıkışlarını okumak bazı anlarda benim için zordu. Sanırım kitapla ilgili en sevdiğim şey Nesta'nın asla o mükemmel ana karaktere dönüşmemesi. Olduğu kişiyi bir anda geride bırakıp yaptıklarından arınmıyor, tüm çirkin taraflarıyla kendiyle yaşamayı öğreniyor ve bence bu, bu tarz kitaplarda çok az gördüğümüz bir şey. Cassian ve Nesta ilk tanıştığında beraber olsalar cidden güzel olurlar mı ki, demiştim ve bu kitapta ikisinin ilişkisi benim için Rhys ve Feyre'nin ilişkisinden daha gerçekçiydi. Kitabın en, en güzel kısmıysa Nesta'nın arkadaş edindiği kısımlardı. Gwyneth ve Emerie olmadan Nesta'nın iyileşebileceğini düşünmüyorum ve arkadaşlıklar üzerine yazılmış kitaplar her zaman kalbe daha fazla dokunuyor. Gelecek kitaplarda bu üçlünün arkadaşlıklarını görmek için çok heyecanlıyım.
Gümüş Alevler SarayıSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20211,619 okunma