Şimdi kim bilir beni ne kadar hakir görüyorsunuzdur."
"Neden? Bizden fazla acı çektiğiniz, hala da bundan kurtulamadığınız için mi?"
"Hayır. Bu acıya layık olmadığım için."
"Acıya katlanmasını bilen ona layıktır da."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Şunu unutmamalıyız ki, insanların davranışları genel olarak, sonraları açıklayacağımızdan daha çetin, daha çeşitlidir; pek seyrek olarak bütün açıklığıyla belirlenebilir.
"Hayır, ben hep susardım," diye devam etti. "Çoğu zaman konuşmak istedim ama doğrusunu isterseniz, bazen ne diyeceğimi ben de bilemiyordum. Bence bazı durumlarda hiç konuşmamak en iyisi... Ben onu seviyordum, hem çok seviyordum... Ama sonra ... sonra... sonra hepsini anladı."
"Neyi anladı?"
"Onu... artık sevmediğimi, yalnızca acıdığımı..."
Bu mutsuz kadın, dünyanın en düşkün, en aşağılık yaratığı olduğu inancında... Sakın aşağı görmeyin, taşlamayın onu. Kendi kendini suçlayarak yeteri kadar hırpalanıyor zaten. Her dakika çılgınlar gibi, insanların, bir ahlaksızın, bir caninin kurbanı olduğunu bağırıp duruyor. Ama söylediklerine herkesten önce o inanmıyor. Tam tersine hep kendini suçluyor. Ona biraz destek olmak istediğim zaman öyle acı çekiyor ki o korkunç anları unutana kadar kalbimdeki sızılar dinmeyecek. Benden niçin kaçtığını biliyor musunuz? Yalnızca ne kadar adi olduğunu bana kanıtlamak için... en kötüsü bana kanıtlamanın yanı sıra içinden kötü bir şeyler yapıp kendi kendine, 'İşte yeni bir adilik daha. Alçaksın sen, alçak!' demek istiyor.