Ele geçen bir avuç çimento ve bir parça demirle, nihayet bir istasyon ambarlarından daha büyük olmayan bir mektep, bir hastane, bir devlet binası yapılıp nutuklarla açıldığı zaman, bunun şevki ve heyecanı günlerce hepimizin yüzünde parlıyor, yaşıyordu.
Sayfa 355 - Remzi Kitabevi, Yirmisekizinci Basım, İstanbul, Haziran 2014.
Toprak kanunları eskimişti ve uygunsuzdu. Aile nizamı karışıktı. Şeriat köyde köy ağasının ücretli uşağı olan mollanın, kasabada cahil müftünün oyuncağı haline gelmişti. Tekkeler, tarikatler zaten tefessüh etmiş, bitmişti. Hükümetle halk henüz kaynaşmamıştı. Bu cemiyet, bir inkılaba muhtaçtı. Yıkan ve altüst eden değil, fakat temizleyen ve düzenleyen bir inkılaba…
Sayfa 329 - Remzi Kitabevi, Yirmisekizinci Basım, İstanbul, Haziran 2014.