adI

Atsız’ın 8 Ocak 1974 tarihli mektubundan.
Acaba satırlarınızı yanlış mı anladım ? Yoksa siz mi benim bir ifademi o şekilde manalandırdınız? Hapse girmeden önce, biri mebus, biri senatör olan üç kişi af için dilekçe yazmamı, mutlaka müsbet sonuç alacaklarını temin ettikleri halde, kabul etmemiştim. Onun için sizin mektubunuzun o bölümü beni hayrete düşürdü. Her halde, bir zuhul olacak.
Sayfa 57 - Ayyıldız Matbaası, Ankara, 1988.
Hüseyin Nihal Atsız
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Atsız’ın 8 Ocak 1974 tarihli mektubundan.
Yalnız, mektubunuzun bir yerini anlayamadım: Af için Cumhurbaşkanı ile görüşmenizi telkin ettiğimi hatırlamıyorum(!). Mizacıma uygun bir şey değildir.
Sayfa 57 - Ayyıldız Matbaası, Ankara, 1988.
Hüseyin Nihal Atsız
Atsız’ın 8 Ocak 1974 tarihli mektubundan.
Ben dostluğu, vefakarlığı hareketlerde, jestlerde arayanlardan değilim.
Sayfa 57 - Ayyıldız Matbaası, Ankara, 1988.
Hüseyin Nihal Atsız
Atsız’ın 23 Nisan 1973 tarihli mektubundan.
Büyük buhranları birkaç kere atlatmış bir millet olmasak, belki ümitsizliğe düşerdim. Amma bunun da üstesinden geleceğimize inanıyorum. Ümit en sonra terkolunan şeydir.
Sayfa 49 - Ayyıldız Matbaası, Ankara, 1988.
Adile Ayda’nın Atsız’a, Eylül 1968 tarihli mektubundan
Türkiye'de, kendisini Yunanlı hisseden Halikarnas Balıkçılarının, dindarlıkları Arapperestlik şeklinde tecelli eden nice yobazın yaşadığı memleketimizde, Göktürkler devrindeki gibi veya bir Mahmut Kaşgari'nin kafasındaki gibi, Türklük şuuruna dayanan bir "Devlet" kurulabilecek midir?
Sayfa 29 - Ayyıldız Matbaası, Ankara, 1988.
Mektup