Kendimiz olmaktan korkarız, çünkü kendimiz olduğumuzda reddedilmekten korkarız.
Reddedilme korkusu, yeterince iyi olamama korkusuna dönüşür. Sonunda olmadığımız biri haline geliriz. Annenin inançlarının,
Babanın inançlarının, toplumun inançlarının, dinin inançlarının bir kopyası oluruz.
Belki de kitaplar insanların yaptığı büyünün garip bir şekliydi. Yoksa bir hikaye nasıl bu kadar tatmin edici ancak aynı zamanda bir o kadar kahredici hissettirebilirdi ki?