Ben zaten her yaramla bir bütünüm."
Ötekileştirdiğim kaç tane yaram var, bilmiyorum.
Bildiğim tek şey birine daha çok sahip çıktığım.
Bu bir şeyleri değiştirir miydi? Sakladığım, sessiz kaldığım yaralar nereye gidecek, Sesini kime duyuracak? Kafamın içinde çığlık atan ses, hangisinin sesi? Peki bu sessizlik, neyin sessizliği? Hangi yaram sessiz olması gerektiğini öğrendi?
Açık olmak gerekirse bunlarla ne yapacağımı bilmiyorum.
Biri içimi sıkıp, nefes aldırmazken bir diğeri kalbimin yerinden çıkacakmış gibi atmasına neden oluyor. Bunlara bir tane daha ekleniyor sonra. Hissiz, boş, ruhsuz. Ne yapacağım bunlarla?
Herkes bir şey söylüyor.
Yaşamın bu olmadığını, güzel şeylerin de olduğunu, güneşin doğduğunu, kuşların öttüğünü.
Benimse bildiğim başka bir yaşam yok.
Ölümden, karanlıktan, korkudan, acıdan başka bir dünya bilmiyorum. Belki son birkaç yılda öğrenmişimdir, başka yaşamı. Bir gülüşe ömür verildiğini, parıldayan bir çift gözle nefes alınabildiğini.
Peki ya karanlıktan nasıl çıkacağım?