haisha

haisha
@adInferi
“Umrumda değil bu yağmurlar Ben çoktan sönmüş, donmuş bi' mezar“
11.03.2023 Yokluğunun 16. Yıl 3. Ayı Yokluğun varlığından bile çok Ben Varlığımdan bile çok eksiğim
Reklam
Peki ya karanlıktan nasıl çıkacağım?
Ben zaten her yaramla bir bütünüm." Ötekileştirdiğim kaç tane yaram var, bilmiyorum. Bildiğim tek şey birine daha çok sahip çıktığım. Bu bir şeyleri değiştirir miydi? Sakladığım, sessiz kaldığım yaralar nereye gidecek, Sesini kime duyuracak? Kafamın içinde çığlık atan ses, hangisinin sesi? Peki bu sessizlik, neyin sessizliği? Hangi yaram sessiz olması gerektiğini öğrendi? Açık olmak gerekirse bunlarla ne yapacağımı bilmiyorum. Biri içimi sıkıp, nefes aldırmazken bir diğeri kalbimin yerinden çıkacakmış gibi atmasına neden oluyor. Bunlara bir tane daha ekleniyor sonra. Hissiz, boş, ruhsuz. Ne yapacağım bunlarla? Herkes bir şey söylüyor. Yaşamın bu olmadığını, güzel şeylerin de olduğunu, güneşin doğduğunu, kuşların öttüğünü. Benimse bildiğim başka bir yaşam yok. Ölümden, karanlıktan, korkudan, acıdan başka bir dünya bilmiyorum. Belki son birkaç yılda öğrenmişimdir, başka yaşamı. Bir gülüşe ömür verildiğini, parıldayan bir çift gözle nefes alınabildiğini. Peki ya karanlıktan nasıl çıkacağım?
İnsanın kendi kötülüğünden, hem de imkanı varken sakınmaması ve sakınma imkanı olmayan başkalarının kötülüklerinden sakınmaya çalışması ne saçma.
Şunu da aklında tut: Uyuklama, hararet, iştahsızlık gibi rahatsızlık veren pek çok şey, genelde dikkatlerden kaçsa bile acıyla aynı şeylerdir. Dolayısıyla bunlardan herhangi biri seni rahatsız ederse kendi kendine şunu söyle: "Kendini acıya teslim ediyorsun."