adastraperasperabooks

adastraperasperabooks
@adastraperasperabooks
reader book reviews • quotes
Puan vermedi·192 syf.··
2021 10. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2021 02:27
Aşkın göz kamaştıran yanılsamasını, imkansızlığını, bencilliğini, cesaretini, yıkıcılığını, mutluluğunu, barındırdığı tüm duyguları birbirinden farklı öykülerle sunuyor Ahmet Ümit. Birbirinden farklı hikayeleriyle, aşkın birbirinden farklı halleriyle polisiyeyi birleştiriyor. Akıcı, keyifli ama özellikle de kitaba adını veren Aşk Köpekliktir hikayesiyle bir o kadar vurucu bir kitaptı.
Edebiyat
Aşk KöpekliktirAhmet Ümit · Doğan Kitap · 200417,2bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·220 syf.··
2021 11. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2021 17:49
Burçe Bahadır, eşlerini öldürmekten hüküm giymiş kadın ve erkeklerle, öldürülen kadınların yakınlarıyla röportajlar yaparak kaleme aldığı Ölü Kadınlar Memleketi'nde kadın cinayetlerine, öldürülen kadınların, ailelerinin hikayelerine yer veriyor. Televizyonda, sosyal medyada, gazetelerde her gün gördüğümüz, artık kanıksamak zorunda kaldığımız, öldürülen binlerce kadından sadece birkaçının hikayeleri bunlar. Ama çok daha fazlası var aslında bilemediğimiz, sesini duymadığımız, görmediğimiz. Öldürülen her bir kadının adının duyulması, unutulmaması, katilinin cezasız kalmaması, daha fazlasının yaşamdan koparılamaması için hikayelerini anlatmak, seslerini duyurmaya çalışmak o kadar önemli ki. Her bir satırı okudukça, yaşananlara bu kadar yakından tanık oldukça sinirlenmeden, öfkelenmeden duramıyor insan, ama sessiz kalmamak, şiddeti normalleştirmemek için tüm bunların duyulması, konuşulması gerektiğine inanıyorum. Konuşulsun ki, kadınların özgürce yaşayabilmesi, sevebilmesi, kendini geliştirebilmesi, eşinden, sevgilisinden ayrılmak isteyişi, giyimi, davranışı, gülüşü onun ölüm sebepleri olamasın. Konuşulsun ki, kadın istediği gibi, korkmadan, kaygılanmadan yaşayabilsin. Konuşulsun ki, katiller bir insanı öldürmekten pişmanlık duyabilsin, ellerini kollarını sallayarak dışarıda dolaşamasın, 'namus cinayeti' diye sırtları sıvazlanmasın, hükmedilen cezalar saçma sapan sebeplerle indirilmesin. Bu kitap üzerine o kadar çok şey söylemek istiyorum ki, ancak daha fazla uzatmayarak mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum sadece.
Edebiyat
Ölü Kadınlar MemleketiBurçe Bahadır · Görünmez Adam Yayıncılık · 2020246 okunma
Kaderleri muhtemelen bir adamın insafına kalmayacak. Onurları, gururları birtakım erkekler tarafından hırpalanmayacak. Daha ufak yaralar bereler alacaklar. İşyerinde tacizler, sözle sataşmalar, cinselliklerine ilişkin dedikodular, hiç gerçekleşmeyecek terfiler, azımsanacak başarılar yaşayacaklar. Buna da şükür. Canlarından olmayacak, şanslılarsa tecavüze uğramayacak, belki dövülmeyecek, yine belki hakarete uğramayacaklar. Nigar'dan, Suna Hanım'dan, Seda'dan, Hanife'den şanslılar. Zalimlik onları teğet geçecek. Sırf doğdukları mahalle bu tarafta, ana babaları okumuş, kendileri meslek sahibi diye Nigar'ın, Suna'nın sıkıntılarından bihaber yaşayacaklar. Sadece şimdilik. Öyle sirayet etmiş ki toprağımızın içine, öyle işlemiş ki benliğimize, kimin ne olacağı hiç belli değil. Belki dayak yemeyecek, tecavüze uğramayacaklar ama kadınlıklarının sınanacağı muhakkak. En azından bir sevgilisi, 'Çok kısa bu eteğin.' diyecek. En azından bir komşusu, 'Bu kızın evine amma giren çıkan oldu.' diye kendince dalga geçecek. En azından bir arkadaşı, beğendiği erkeği açıkça belli ettiği için şaka yollu da olsa ona, 'Orospu' diyecek. Herkes ama herkes kendini suçlu hissettirecek ona. En azından bir kere, kendini gerçekten orospu gibi hissedecek. En azından bir kere, kurallara uymayan bir kadın olduğunu düşünüp yaptıkları ve yapmak istedikleri için suçluluk duygusuyla içi ezilecek. En azından bir kere, başına gelen belayı hak ettiğini zannedecek. En azından bir kere, bütün dünya doğru sadece ben yanlış yoldayım, diye üzülecek. En azından bir kere, o da eğer çok şanslıysa, bu dünyada kadın olmanın bedelini muhakkak ama muhakkak ödeyecek.
Sayfa 80·Kitabı okudu
Edebiyat
Adalet sistemini ezberlemiş. Elbette sadece kendini ilgilendiren kısmını. Bir kadını öldürürsen ne kadar ceza alırsın, bunun kaçı düşer, toplam kaç yıl yatarsın, sular seller gibi okumuş, hatmetmiş. Erkeklerin tek korkusu var: Tahmininden fazla ceza almak. Korktukları da pek başlarına gelmiyor zaten. Seksen dört yıldan açılıp Hamit'in yüreciğini biraz hoplatmışlar ama namustu, tahrikti, orospuluktu derken mutlu sona ulaşılmış nihayetinde. Seksen dört yıl düşe düşe on dört yıla düşmüş işte.
Sayfa 135·Kitabı okudu
Edebiyat
İçimde çöreklenen sıkıntının sebebi önsezilerimin ya da zekamın parlaklığından değil, nasıl bir coğrafyanın parçası olduğumu bildiğimden. Bunca zaman sonra daha eşit, daha güçlü, daha özgür bir konumda olması gerekirken biz kadınlar; şimdi yaşamak, hayatta kalmak için uğraşıyoruz. Sokakta yürüyebilmek, sevebilmek, dayak yememek, tecavüze uğramamak, satılmamak için kan döküyoruz.
Sayfa 211·Kitabı okudu
Edebiyat