Midemi o kadar bulandırdıki yarım bıraktım . Tecavüz , taciz her halt var çok fazla rahatsız oldum ve çok sıkıldım atlaya atlaya okumaya çalıştım ama yok yani gitmiyor bu kitap yazar baya çuvallamış bu kitapta
Adeline'ı AvlamakH.D. Carlton · Lapis Yayınları · 2023792 okunma
dark romance
8/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 14:35
Dark roman okumayı sevdiğim için bu kitap da uzun süredir listemde okunmayı bekliyordu. Çoğu kişi en dark roman olduğunu söylüyordu. Ancak bana öyle gelmedi. Belki de çok fazla dark içerik okuduğum içindir bilemiyorum. Benim için hala Adeline serisi 1. sırada. Evet kitap dark roman olarak iyi bir kitap. Duyguyu size hissettiriyor, ilk sayfalardan itibaren sizi içine çekiyor merak uyandırıyor. Konusundan bahsedecek olursam; Savannah bir gazeteci, işinde daha yeni olmasına rağmen kendisinden mahkum bir seri katille röportaj yapması istenir. Seri katil özellikle Savannah ile röportaj yapmayı kabul eder. Bu seri katil Robbie. Kendisi özellikle kadınları hedef almış. Yaklaşık 20 yıldır da hapis yatıyor. Savannah ve Robbie arasında gelişen hastalıklı bağı okuyoruz. Sonu çok beni tatmin etmedi. Çok klişe bitti bana kalırsa. Böyle bir kitaptan daha trajik bir son beklerdim. Dark romance okumayı sevenler şans verebilir zaten öyle uzun bir kitap da değil. Ancak hiç dark okumayan birine önermiyorum ağır gelebilir. Cinsel açık anlatım sahneler ve Robbie’nin işlediği suçların bazı sahneleri yer alıyor. Hassas okurların tercih etmesini istemem.
SaplantıHarleigh Beck · Prime Kitap · 2025228 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·352 syf.··
2026 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 13:12
Daha çok beğenirim diye düşünmüştüm ama bence oldukça sıradan, her şeyin kıyısından dönmüş ve çoğu konuyu derinlemesine ele alamamış bir kitaptı. Bazı şakalara ve diyaloglara gerçekten güldüm. Ama işte o kadar. Kitabın başındaki uyarılar sebebiyle Adeline'in komedi eklenmiş hali olur diye düşünmüştüm hani o kadar dark bişi de beklemeden ama maalesef. Bazı komik bulduğum sahneler dışında herhangi bir his uyandırmadı. Smut sahneler de fazla zorlama geldi. Yani yazılış biçimleri. Yoksa bence ayarında smut vardı. Bi tık hayalkırıklığı yaşadım. Ama hakkını vermek lazım gayet akıcı bir dil ve özgün bir konuya sahipti.
Cellat ve KarakuşBrynne Weaver · Juno Kitap · 2024883 okunma
Puan vermedi·216 syf.·
2026 341. kitabı
Virginia Woolf kimdir? Hayatı Edebiyattaki yeri nelerdir? Hadi bakalım, "Adeline Virginia Stephen, ya da bildiğimiz adıyla Virginia Woolf, 28 Mart 1941’de, İkinci Dünya Savaşı’nın bütün hızıyla sürdüğü günlerde, Sussex’teki evinin yakınındaki Ouse Nehri’ne gider, ceplerini taşlarla doldurduktan sonra bir daha geri dönmemecesine kendini sulara bırakır, ilkgençlik yıllarında başlayan ve “manik depresif” olarak adlandırılan hastalıkla yoğrulan huzursuz yaşamına son verir. Virginia Woolf’un roman ve öykülerinde kendi hayatının izdüşümleri apaçık görülür. Romanlarının çoğu biyografiktir ya da kahramanları en yakınındaki, en etkilendiği kişilerdir. İlk romanı olan Dışa Yolculuk’tan başlayarak hemen hemen bütün yapıtlarında onun kişiliğini, gerek insanlarla gerek toplum kurallarıyla ilgili olarak kafasını meşgul eden meseleleri, kendi gününün" "kalıplaşmış roman anlayışına aykırı üslubunu görebiliriz. Woolf’un ana temalarından olan kadın-erkek eşitsizliği, kadının toplumdaki “piyano çalmak-nakış işlemek-kitap okumak”la yetinen rolüne ve bu rolün ne kadar eksik ve kısıtlı kalışına yönelik düşünceleri, toplum düzenine, özellikle İngiliz toplumuna yönelik eleştirileri, daha Dışa Yolculuk’ta açıkça yer alır. Bu romanda aynı zamanda Woolf’un sonraki yapıtlarında ısrarla işleyeceği cinsellik, insan ruhunun irdelenmesi, tıp ve doktorlar gibi bazı konuların tohumları da atılmıştır. Woolf’un Viktorya çağı aile yapısına sahip bir evde büyümesi de onun bütün romanlarında karşılığını bulmuş, özellikle siyasi açıdan topluma bakışını bu yetiştirilme tarzı biçimlendirmiştir.""Babasının 1904’te ölmesi ve kendisinin geçirdiği ağır sinir krizi nedeniyle kliniğe gönderilmesiyle başlayan olaylar silsilesi onun özel ve yazarlık yaşamını etkilemiştir. Üvey ağbisinin tacizi, daha sonra
Roman-Edebiyat
Ah, VirginiaMichael Kumpfmüller · Nora Kitap · 202140 okunma
Puan vermedi·295 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 17:15
Cassie, patronuyla yaşadığı aşktan sonra acı ve hayal kırıklıklarının etkisinden kurtulamazken, kendini yeniden S.E.C.R.E.T ile çare ararken buluyor ve bu kez diğer kadınlara yol göstermek için “Rehber” olmayı seçiyor. İkinci el giysiler sattığı mağazasıyla sınırlı hayatında geçmişin izlerinden kurtulamayan Dauphine, Cassie’den aldığı destekle ve S.E.C.R.E.T’ın verdiği ilhamla yepyeni bir yola koyuluyor. Kadınlara kendilerini ifade etme ve tutkunlarının peşinden gitme cesaretini veren S.E.C.R.E.T serisinin ikinci romanı PAYLAŞILAN SIR, romantik ve macera dolu yaşamların kapılarını aralıyor. Tadı damağımda kalan bir okumaydı. Yayınevi keşke bütün seriyi Türkçe'ye çevirmiş olsaydı. Sonu beni hüsrana uğrattı ama bir nebze de olsa rahatlamama sebep de oldu. Serinin üçüncü kitabını okuyabilirsem İngilizce okumaya çalışacağım.
Paylaşılan SırL. Marie Adeline · Epsilon Yayınları · 2014191 okunma
Virginia Woolf ~`Sonsuzluğun Hüzünlü Kraliçesi`~
9/10
·192 syf.··
2026 3. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 13:59
Virginia Woolf ~`Sonsuzluğun Hüzünlü Kraliçesi`~ Merhaba arkadaşlar, uzun zaman sonra yeni bir kitap yorumuyla geldim. Adeline Virginia Woolf`un hayatına dair ilk defa bilgiler edindim ve çok sıradışı buldum. Bence kadının enteresan bir hayatı varmış. Bipolar bozukluğu olan Virginia Woolf, küçük yaşta annesini ateşli romatizma hastalığı sebebiyle kaybettikten sonra baba sevgisinden de yoksun kalmış ve yalnızlaştırılmış bir çocuk olarak büyümüş. Annesi Julia İngiltere krallığına bağlı Hindistan'da doğmuş ve güzelliği ile tanınmış birisi. ayrıca Edward Burn Jones'e modellik yapmış. Babası eşinin ölmesi sebebiyle çocuklarına karşı oldukça soğuk, anlaşılmaz tavırları olan biri haline gelmiş. Birçok kardeşi olmasına rağmen kimsenin kimseye faydası yokmuş. Annesi öldükten sonra en az annesi kadar sevdiği kardeşi Stella evlendikten sonra henüz 3 aylık evli ve hamileyken bebeğini kaybetmiş ve de ilk kez denenen apandisit ameliyatının sonrasında yaşanan komplikasyon sonrası vefat etmiş. Virginia Woolf abla söylendiğinden beri onun yanında yaşayıp evlerinde kalıyormuş, yani ona o kadar bağlıymış. Stella'nın ölümünden bir süre sonra babası kansere yakalandı ve öldü. Her ne kadar aralarındaki bağ güçlü olmasa da Virgina Woolf için bir bağ daha kopmuş oldu. Annesinin ölümünden hemen sonra kardeşleri yüzünden taciz ve tecavüze maruz kalan Virgina Woolf'un psikolojik durumu iyice kötüye gitmeye başladı. Cinsiyet kavramını yitirdi. Annesine ve kardeşine olan özlemi bitmedi. Çocukluğunu yaşayamadan hayatı elinden alındı. Ve kendini ölüme adadı. Bu sayede başarısız olduğu birçok intihar girişiminde bulunsa da sonunda galip geldi ve savaş korkusu, ağır depresyon sonucu yakınlarında mektuplar yazıp bırakarak 28 Mart 1941'de ceplerine taşlar doldurup Ouse Nehri'nde intihar
Biyografi
Virginia WoolfNazan Arısoy · Dokuz Yayınları · 2020591 okunma