"Çok yavaş öğreniyorsun, Winston." dedi O'Brien kibarca. Winston, hüngür hüngür ağlayarak, "Elimde değil" dedi. "Gözümün önünde kabak gibi duruyor, nasıl gömeyeyim? iki artı iki dört eder." "Bazen, Winston. Bazen iki arti iki beş eder. Hatta bazen üç eder. Bazen ayni anda hem üç hem dört hem beş ettiği de olur. Daha fazla çaba göstermelisin. Aklını bașına devşirmek kolay değildir"
Madem sonuç değişmeyecekti, insan niçin bütün bunlara katlanmak zorundaydi? Hayatının birkaç gününü, birkaç haftasını kesip atmak neden mümkün olmuyordu?
Tutuklanan kimse kaçamazdı, kimse itiraf etmemeyi başaramazdi. İnsan düşüncesuçuna bulaștı mı kendi ölüm
fermanını imzalamış oluyordu. O zaman, hiçbir şeyi değiştirmeyecekse madem, niye bu dehşetin her daim insanin geleceğinde öylece asılı durması gerekiyordu?