Arzulamak yalnızca yok olmak değildir.
Beyin şiirini okurken bazen kaçırırsın, yazamazsın Güzel bir anda, sevgililer birbirini öperken, fotoğrafını çekememek gibidir bu Sanatından karşılık alamamak gibi. Sen rüzgarların saçlarını dağıtmasını kıskanıyorum diyorsun, ben ise kıskançlıktan nefret ederken hayran şekilde şiirlerinle sevişiyorum; içim içime sığmıyor sevgilim, bu denli sevilmek hayaliydi Romeo ve Jüliet’in. Elbet kader bizi ayıracaktı, şiirlerimiz beyitten bente, mısralardan methiyelere uzanırdı, biz yaşar, ölürdük.. hiç bitmezdi bu sonbahar. Özellikle, kimseyi almazdım hayatıma, adı aşksa, aşk yalnız ve uludur Tanrı gibi, başkalarına bakmaz, başkalarından olmaz. Kurt gibi uluyorum derin gölgenin baharında, öyle sıcaksın ki; dokunamıyorum. Yandıkça yanıyorum, yeniden doğuyorum aşkımız için; çünkü beni yaşama bağlardı sevgin, seninleydi bu uçsuz bucaksız sanat çukuru, seninle anlamını korudu nice yazınlar. Yaz hüznü gibi, derin, acı bir hazsın bana, Burnumun ucunda tütüyorsun. Yakıyorsun yüreğimi Ama yaşatıyorsun da, yaşamayanlara; yalnızca nefes alanlara büyük zevkle bakıyorum. Dante ve Virgil gibi, oyundan çıkmıyorum; güzel şairiyim ben oyunun. Unutma, özlem varsa her şiir bir öpücüktür, Özlem olmadığındaysa, Şiiri bedeninle yazarsın.
Eğer bir tarifi olsaydı bu kalbimdeki sızının, Adı "sen" olurdun. Aşk'ın sen hali derdim adına... Başka türlüsünü bilmem ki ben. Cemal Şenol Can
Duygu ve Düşünce
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İnsanın içinde, kimsenin miras bırakamayacağı bir dünya vardır. oraya ne alkış ulaşır, ne özür, ne de geç kalmış pişmanlıklar. çocukluğundan taşıdığı bir gülüş, kimseye söylemediği bir korku, adı hiç konulmamış bir özlem… hepsi aynı yerde, birbirine dokunmadan yaşar. belki de bu yüzden, her insan dışarıdan tek kişidir; ama içinde, ömrü boyunca birbirini arayan binlerce hâl taşır.
Kutsal kitaplarda çokça adı geçen ‘şeytan’, gerçek dünyada size ahlak dersi veren bir yobazdan başka bir şey değildir. Friedrich Nietzsche | Tanrı ve Günah
1000Kitap
-senâ ile tarihe doğru adlı programın 2.bölümüne hoş geldiniz
Lale; İngilizcede tulip, Fransızcada tulipe, Almancada Tulpe demek. Kökeni Osmanlı'daki tülbent kelimesine dayandırılır. 16. yüzyılda Avrupalılar, Osmanlı'da tülbente sarılı laleleri görüp ismini sorunca 'tülbent' kelimesini çiçeğin adı sanarak dillerine almışlar. Not: Tasavvufta lale, "Allah" lafzındaki harflerle ilişkilendirilir ve bu yüzden tevhidi simgeler. Ayrıca tek başına açan kırmızı lale, ilahi aşkı ve Allah'a duyulan derin muhabbeti temsil eder.
Konudan konuya atlamak denilince de ben (:
Misafir-Sin I (İşaret V) Sindirimi biraz zorlayıcı ve zaman alıcı olduğundan biraz ara vermiştim. Çok lezzetli bilgileri var, yemek için sabırsızlık yaratsa da sadece okuyup geçmek için okumak istemiyorum: Açgözlülüğün de bir sınırı olmalı. (: Açtığım arayı kapatmanın vakti geldi. Bu sefer nasıl bir farkındalık katacak? Bir sonraki kitapta neler olabileceğini artık tahmin bile edemiyorum. Çünkü kaldığım yerde yükseklik korkum dahi oluşmaya başlamıştı: Yetişememiştim. Ve öğrendiklerimin zorlayıcı tarafıyla da yüzleşmiştim. Gerçekten bazı şeyleri kaldırmak çok zordu: Sadece bilmekle yetinebiliyorsanız size zor gelmez. Ama kendinize ve yaşamınıza katma prensibiniz varsa zorlayıcı yanı orada çünkü her şeyi paramparça edip darmadağın hâle getirdi. Bir yandan eskisinden daha iyi bir oluşum yapmak için fırsatken öbür yandan hiçlik ve kaybolmuşluk hissi de veriyor. Ya da kafayı yiyebilecek hissi. Çünkü kaldırmanın zorluğu burası. Sakinlikle, yavaş yavaş, sağlam ve bir şeylerden eminlik sağlayarak gidilmesi lazım. Bu mesela altyapısı olmayan ya da altyapı oluşturmamış insanların dördüncü gözü açılmadan önce üçüncünün açılması gibi: Zihni ya da yüreği pislik içindeyse gözü ne görür sizce? Veya çocuk kadar saf olmadan bir şekilde açarsa nereyi görecek? Kılavuzunu okumadan kullanmaya çalışması yanlış düğmeyle basmasıyla başına ne açabilir? Veya bazı çocuklar da köprü görevi görebilirken siz bilmeden onları nasıl yönlendireceksiniz? Korkmamalarını ya da anormal olmadığını nasıl sağlayacaksınız? Kaçık, büyücü, içine cin girdi muamelesi yapıp üç buçuk atmanızla birlikte ona da üç buçuk attırmanız en olası. Günümüzdeki çoğu çocuk, yetişkinlerden daha yüksek idrakli ama doğru düzgün yönlendirilme sağlanmıyor ve o yüksek enerjiler akmadığı için depresyona ya da başka şeylere meyilleniyor. Nasıl
1000Kitap