Beyin şiirini okurken bazen kaçırırsın, yazamazsın
Güzel bir anda, sevgililer birbirini öperken, fotoğrafını çekememek gibidir bu
Sanatından karşılık alamamak gibi.
Sen rüzgarların saçlarını dağıtmasını kıskanıyorum diyorsun, ben ise kıskançlıktan nefret ederken hayran şekilde şiirlerinle sevişiyorum; içim içime sığmıyor sevgilim, bu denli sevilmek hayaliydi Romeo ve Jüliet’in. Elbet kader bizi ayıracaktı, şiirlerimiz beyitten bente, mısralardan methiyelere uzanırdı, biz yaşar, ölürdük.. hiç bitmezdi bu sonbahar. Özellikle, kimseyi almazdım hayatıma, adı aşksa, aşk yalnız ve uludur Tanrı gibi, başkalarına bakmaz, başkalarından olmaz.
Kurt gibi uluyorum derin gölgenin baharında, öyle sıcaksın ki; dokunamıyorum. Yandıkça yanıyorum, yeniden doğuyorum aşkımız için; çünkü beni yaşama bağlardı sevgin, seninleydi bu uçsuz bucaksız sanat çukuru, seninle anlamını korudu nice yazınlar.
Yaz hüznü gibi, derin, acı bir hazsın bana,
Burnumun ucunda tütüyorsun. Yakıyorsun yüreğimi
Ama yaşatıyorsun da, yaşamayanlara; yalnızca nefes alanlara büyük zevkle bakıyorum. Dante ve Virgil gibi, oyundan çıkmıyorum; güzel şairiyim ben oyunun.
Unutma, özlem varsa her şiir bir öpücüktür,
Özlem olmadığındaysa,
Şiiri bedeninle yazarsın.