Ferihan

Bana dedi ki lekesiz âdemoğlu mu olurmuş. Hangimiz seni yargılayacak kadar masumuz? Bundan böyle bizim cânımız ol...
Sayfa 193·Kitabı okudu
Reklam
Insanlar birbirlerini fazlalıkları ile değil, eksikleri ile anlarlar. Bir zengin fakiri, sağlıklı kişi hastayı bu yüzden anlayamaz. Anladığını söyler ama aslında anladığı şey onun gibi olmadığı için duyduğu memnuniyettir.
Sayfa 184·Kitabı okudu
Yaşamak ile var olmak aynı şeyler değil. Aralarında sonsuz bir boşluk var ve hepimiz o boşluğun içerisinde debeleniyoruz. Aynı çerçevenin içinde sırtımızdaki türlü yüklerle, omuzumuza mühürlenmiş ucu kim bilir kimin elinde olan iplere bağlı olarak bıkmadan, usanmadan aynı oyunları oynamaya devam ediyoruz. Sahnede bizi eğlendirene bakıp "Bu benim!" diyerek yaralarımıza gülüyoruz Oysa bizi sahneye çıkarıp iplerimizi ileri geri oynatmak istediklerinde, dişlerimizle koparmalıydık o ipleri. Dişimiz kırılırdı; en fazla kolumuz, bacağımız... Neticede kukla değil miyiz, ne fark ederdi ki bizim için. Ama yapamadık işte... Çünkü biz insanız; zayıfız, riyakârız, korkağız, alçağız!
Sayfa 150·Kitabı okudu
Ruh dediğin iğne deliğinden geçecek kadar ince, dünyanın tüm güzelliklerini içine alacak kadar geniş olmalıdır. Böyle bir ruhun olsun.
Sayfa 104·Kitabı okudu
Keşke oturup sabahtan akşama kadar roman kahramanlarının arkalarından konuşacak kadar dertsiz olsaydık...
Sayfa 29·Kitabı okudu
Reklam