Bu şeytan hepimizde vardır. Bizim sanatkâr tarafınız onun çocuğudur. Bizi gündelik hayatın dışına çıkaran, bize insanlığımızı, makine olmadığımızı idrak ettiren odur.
Fakat içimde öyle bir şeytan var ki...bana her zaman istediğimden büsbütün başka şeyler yaptırıyor. Onun elinden kurtulmaya çalışmak boş... Yalnız ben değil, hepimiz onun elinde bir oyuncağız... Senin dünyaya hakimiyet planlarin bile eminim ki onun mahsulü..."
Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadiktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamizdan kimildatan düşünceler neye yarardı?