“Suçlu, nedamet duyup suçunun kefaretini ödediği takdirde elbette ki toplumun bağrına dönebilir. Ancak bunun ötesinde ve dışında bir çözümü Türkiye halkına dayatmak kabul edilemez."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kemalizmin altı oku gökten zembille inmedi.
Laiklik, milliyetçilik ve cumhuriyetçilik, Fransız Devrimi' nin etkisini yansıtıyordu; halkçılık, devrimcilik ve devletçilik de Sovyet Devriminin…
Ama bu kavramlara verilen içerikler esnekti, tartışılmaz kalıplar değildi.
Türkiye ' nin koşullarının ürünüydü ve o koşulara bağlı olarak zamanla değişebiliyordu.
Kemalizmi altı ilkenin alt alta sıralanmasından oluşan bir dogma sananlar, akıllarına geleni söylüyorlar. Hem de kimisi bilim adına, kimisi de siyasal deneyimleri adına.
"Altı oku unutup sıfırdan başlamadan CHP büyüyemez, " diyenler var.
"Milliyetçilik sosyal demokrasiyle bağdaşmaz, " diyenler var.
"Halkçılık gericiliktir, " diyenler var.
"Devleti kutsallaştıranlar solcu olamaz, " diyenler var.
CHP'nin yeniden doğuşunu umutla bekleyenler ise bu yanlışlıklar komedisi içinde şaşkınlar. Bunları söyleyenleri ya isimlerine ya da isimlerinin başındaki unvanlarına bakarak ciddiye alıyorlar.
Bu savların sahiplerinin kimisi iyi niyetli, kimisi değil. Ama aralarında ortak bir nokta bulunduğuna kuşku yok.
Hepsi de Kemalizmi ancak General Evren kadar anlamışlar!..