-Turan Yavuz:
Peki Amerika ilerde bölgeden çekildikten sonra ne olacaktı? Biz bu ülkeler ile aynı mahallede yaşıyoruz..
-Richard Nixon:
Eğer kendini stratejik ortak olarak görüyorsan, o zaman ben öl dersem, öleceksin. Niye diye sormayacaksın. Türkler bunu niye anlamıyor bilemiyorum.
-Turan Yavuz:
Bakın, ben size bir örnek vereyim. Biz bir mahallede, bir apartman dairesinde oturuyoruz. Alt komşularımız Yunanistan ve Bulgaristan. Yan komşu Irak. Üstümüzde İran ve Suriye oturuyor. Teras katında da Ruslar var. Siz, yani Amerika, kentin taa öbür ucundaki evinizden geliyor ve benim komşumu dövmeye çalışıyorsunuz. ‘Kapıyı kırıp komşunu döveceğim diyorsunuz. Kendi aralarında bir husumet vardır diye karışmıyoruz. Ama bize diyorsunuz ki, “Belki senin komşunda bir takımadamlar getirmiştir eve. Bu yüzden biz ön kapıyı kırıp içeri dalarken, bazı adamlarımız da senin balkonundan da onun balkonuna geçsin ve içeri dalsın”. Sonra siz komşuyu dövüp gideceksiniz, ben onun ailesi ile yan yana nasıl yaşayabileceğim ki? Yukarıdaki, aşağıdaki komşular ne der ben balkonumu size kullandırırsam?
-Richard Nixon:
Ama biz dost ve müttefikiz. Madem böyle bir örnek verdin, ben de bunu
devam ettireyim. Sen geçmişte zaman zaman bana geldin, yok çocuklarımın okul
taksidi, yok efendim, bir arabam olsaydı iyi olurdu... Gün geldi, yazlık almak
istiyorum dedin falan filan. Ben her seferinde sana borç para verdim. Bazen verdiklerimi geri bile istemedim. Sana bu kadar maddi yardım yaptım, balkonunu da kullanalım dedik, çok mu istedik?
-TY: İyi de siz bize borç filan verdiğinizde bunu karakaşımız, kara gözümüz için vermediniz. Bizim komşuları izlemek için arada sırada bizim eve gelip, duvarlardan yan tarafı, alt katı, üst katı dinlediniz. Ailecek az mı çektik, siz teras katında oturan Rusları izleyeceğiz