ALESYA

ALESYA
(Audaces fortuna juvat)
stratejik ortaklıktan geriye sadece ortaklık kaldı
İlk defa o gün bir ABD başkanının ağzından 'stratejik ortaklık' kavramı ile tanıştı Türkiye. Bu tanım, Türk-ABD ilişkilerini bir anda başka bir yörüngeye oturttu. Günlerce stratejik ortaklığın ne anlama geldiği tartışıldı, Hala da tartışma konusu. Öyle ki, ne zaman Türkiye ve Amerika aynı cümlede bir araya gelse, 'stratejik ortaklık' tanımı da kesin olarak 0 satırlarda yerini alıyordu. Ama kimse de tam olarak bunun ne ifade ettiğini bilmiyordu. Araya Irak Savaşı girdi. 1999 sonu başlayan bu serüvenden geriye 2005 yılında sadece 'ortaklık' kaldı. Bunu da ABD’nin 43.Başkanı George W. Bush sağladı.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
stratejik ortaklık
Asrın belki de son faciası "Marmara Depremi" nden çıkıp Washington’a gelen Başbakan Ecevit’in yanında ABD Başkanı Bill Clinton gazetecilere, 28 Eylül 1999 Salt günü şöyle konuşmuştu: "Bugün konuşacak çok şeyimiz var. Bunların başında deprem sonrası kaydedilen gelişmeler, Türkiye ile Yunanistan arasında düzelmekte olan ilişkiler, Avrupa Birliği, Kıbrıs sorunu, insan haklan, ekonomik reformlar ve daha birçok şey. Bu toplantı, bir umut atmosferi içinde gerçekleşmektedir, Ama sadece Türkiye ile uzun vadeli stratejik ortaklığımız değil, yakın zamandaki gelişmeler ve Başbakan’ın liderliği çerçevesinde olumlu bir atmosferde gerçekleşmektedir."
'enhanced partnership' yani 'geliştirilmiş ortaklık'·Kitabı okudu
Baştan, 'satamazsın' denilecekti,
Ancak hükümet düzeyinde yöntem biraz 'amatörce' oldu. Bir başka deyişle, önce Amerika’ya "Müslüman mahallesinde salyangoz satabileceğini' belirtip, daha sonra 'satamazsın' demekle ilişkiler yara aldı. Baştan, 'satamazsın' denilecekti,
1 Mart Tezkeresi
Türkiye, 1 Mart tezkeresini reddederek, en doğru olanı yaptı. Zira 1 Mart tezkeresine 'evet' denmesi, kısa dönemde ilişkileri çok daha rahat bir düzeye çıkaracak ve Türkiye’yi Kuzey Irak'ta 'söz sahibi' konumuna getirse de, ilerde Suriye ve İran’a yönelik aynı çizgiyi devam ettirmesi anlamına gelecekti.
ABD Başkan Yardımcısı Richard Cheney,
2-3 ayda bir ABD Başkanı George Bush ile baş başa öğle yemeği yiyen Bernard Lewis'in bu seferki davet sahibi, ABD Başkan Yardımcısı Richard Cheney idi. Sohbet sırasında Lewis, konuyu taşıdığı mesaja getiriyor ve Cheney' e iletiyor: "Acaba Türkiye ile ilişkileri yumuşatacak bir şeyler söyler misin önümüzdeki günlerde?." ABD Başkan Yardımcısı bir sure düşünüyor. "Hayır, yapmam" diyor ve ekliyor: "Bizim Türk halkına karşı bir şeyimiz yok. Türkiye önemli bir ülke. Ancak benim vereceğim olumlu bir mesaj, Ankara’daki hükümetin işine yarar. Onlar bunu her yerde kullanırlar. Bu yüzden bunu yapmayacağım."