ALESYA

ALESYA
(Audaces fortuna juvat)
92 Nevruz olayları
...PKK namlularıyla meydanlara çıkınca, bu sefer halkın ardına gizlenen ve daha önceden yapılan plan gereği birçok PKK işbirlikçisi, Güvenlik Kuvvetlerini taramaya başladı. ... Fakat güvenlik ve emniyet kuvvetleri oyuna gelmemek, ateş etmemek için gösterilmesi gereken sabır ve metaneti gösteriyorlardı. Bunun üzerine, kadın ve çocukları kendilerine siper etmiş olan PKK'lılar, halka; "Bakın, işte polis ve asker korkudan başını kaldırıp bize ateş etmiyor. Biraz daha üzerine yürürsek, ateş etsek bırakıp kaçacaklar. Hiç korkmayın, hep beraber gidip bütün binaları yok edelim. Çocuklarını, kadınlarını öldürelim, buradan kaçıp gitsinler, onlar kaçıp giderse, eşyaları ve evleri size kalacaktır."diyerek provakasyonu eksiksiz uyguluyorlardı.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yerel düzeyde yapılan PKK hazırlıkları ve olayları tırmandırma taktikleri ise şöyleydi; Her mahallede bir ayaklanma komitesi kurulmuştu. Komite görevlileri, günlerce önceden ev-ev dolaşarak, herkesin neler yapması gerektiğini anlatmışlardı. Halkın tümü, önde kadınlar ve çocuklar olmak üzere sokağa dökülecekti. Görev verilenler, PKK bayrak filamalarıyla APO posterleri ve TC.'nin sömürgeci, faşist olduğunu, Kürtlerin bağımsız devlet kurması gerektiğini belirten dövizler taşıyacaktı. Herkes, ayrıca yıllardır APO'nun militanlarına ezberlettiği sloganları haykıracaktı. Örneğin; "Vur Gerilla Vur, Kürdistan'ı Kur", "Kürdistan Faşizme mezar Olacak", "Kahrolsun TC. "yada "Yaşasın APO, Yaşasın PKK".
TC. Hükümeti kırıp dökmemek şartıyla Nevruz şenliklerinin yapılmasını serbest bırakmış, bunu kamuoyuna ilan etmiş ve hatta bazı yerlerde kırıp dökmeye göz yummuştu. Yeter ki, kan dökülmesin diye… Fakat PKK kansız, kan dökmeden edemezdi. A.ÖCALAN ve PKK, gıdasını dökülen kandan alıyordu. Tüm varlığını döktüğü kana borçluydu. "Genel ayaklanma "çağrısı yaptığı 92-Newroz'unda ise binlerce insanın kanı dökülmeliydi ki, dünya, Türkiye kamuoyu günlerce bu olaydan bahsetsin, muhabirler, gazeteciler Şam'a koşup bu konudaki fikirlerini sorsun.
20 Martı 21 Marta bağlayan geceye, yüzbinlerce mermi
PKK, 21 Mart gelmeden özellikle, Cizre, Silopi, Şırnak, Nusaybin gibi yerler başta olmak üzere binlerce silahı şehirlere ve köylere sokarak işbirlikçilerinin ellerinde tutuşturdular. 20 Mart'ı 21 Mart'a bağlayan gece, çoğu askeri karakol ve kışlaya, polis karakollarına, devlet binalarına, devlet memurlarının evlerine olmak üzere yüzbinlerce mermi sıktılar. Bunun ismi de* "Nevroz şenliklerine hazırlık" oldu. Ekmek bulamayan yoksul Kürt insanı, tanesi beşbin liraya satılan yüzbinlerce mermiyi, çoğu taciz amaçlı olmak şartıyla havaya sıktı. Hatta şenlikler birçok yerde havan topu ve roketatarlarla yapıldı. Masum folklorik amaçlı Nevruz şenliklerinin açılışı, havan topu ve roketatarlarla yapılmıştı. Mermilerin çoğu kamu güvenliğini, genel asayişi sağlamakla görevli güçlerin bulunduğu binalara ve lojmanlara yönelmişti.
Ayaklanmaya katılmayanlar hain
Güvenlik güçleri, olabildiğince tedbirler almaya çalıştı. Halkı sakin olmaya, oyuna gelmemeye çağırdılar. PKK da boş durmadı; "Bu ayaklanma tarihi bir fırsattır. Korkmayın, arkanızdayız T.C. size birşey yapamaz. Ayaklanmaya katılmayanları hain ilan edeceğiz" diyerek tehditler savurdu. Bazı parti ve dernekler ise, Avrupa'daki bazı çevrelere başvurarak; "Halk, Newroz'da şenlik yapacak ama T.C. bu şenlikleri kanla bastırmak istiyor. Her tarafa tank, top yerleştirmiş, gelin gözlerinizle görün!" diye sağa-sola koşuşturdular.