ALESYA

ALESYA
(Audaces fortuna juvat)
TÜRKİYE DEVRiMCi HALK PARTiSi (TDHP)
...Türk kökenli gençlerden yararlanılması gerekiyordu. Bu mantıkla A. ÖCALAN, ilk adım olarak bunun teorik kılıfını oluşturdu, "Kürdistan devrimcileri olarak, Türk devrimcileriyle kaderimiz ortaktır. Düşmanımız aynıdır. Kürdistan'a bağımsızlık ile Türkiye'ye demokrasi birbirine etle tırnak gibi bağlıdır....Türkiye devrimcidemokrasi mücadelesi öndersizlikten, siyasetsizlikten, stratejisizlikten dolayı gereken atılımı yapamıyor..." diyordu. Ardından da gerçek niyetini açıklıyordu: "Biz PKK olarak Türkiye devrimcilerinin teorik sorunlarını çözeceğiz (yani onlara bir siyasi hat çizeceğiz), onlar için uygun bir strateji ve örgütlenme modelleri oluşturacağız. Gerekirse adamlarını da eğiteceğiz. Mücadeleleri yerine oturana kadar yardımcı da olacağız, gerisi de onlara kalmıştır." "Yardımsever APO", yaklaşık iki yıldır çeşitli sol örgütlerden devşirdiği bir yığın adamı Bekaa'da eğittikten ve onlara bir mücadele stratejisi çizdikten sonra ilk önceleri gizli bir partinin kurulmasını öngörüyordu. Bu parti sonradan kuruldu. İsmi; TÜRKİYE DEVRiMCi HALK PARTiSi (TDHP)'dir.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
APONUN TERÖRÜ TÜRKİYE NİN BATISINA YAYMA TEORİSİ
ÖCALAN'ın Doğu ve Güneydoğu'da giderek etkinliğinin artması, çok sayıda kişiyi kullanabilmesi ve sonuçlarından hiç kimseye hesap vermemesi, O'nun daha değişik alanlara el uzatmasına olanak yaratıyordu. Militanlarına diyordu ki; "TC ile olan savaşımızı yalnızca Kürdistan ile sınırlamayacağız. Savaşı tüm Türkiye sathına yayacağız." Ve bunun hazırlıklarına çoktan başlamıştı. Bu hazırlıkları 1991 yılı sonunda yayımladığı Kasım Çözümlemeleri adlı broşürde de alenen dile getiriyordu.
Apo, 1991 Ekim Genel Seçimlerinde, öteden beri, kuruluş çalışmalarının başından bu yana kendisi ile dirsek temasında olan bir parti vasıtasıyla parlamentoya girme kararı aldı. ...APO'nun talimatıyla başka bir parti ile ittifaka gidildi. APO'nun onayından geçen adaylar, halka yapılan baskı sonucu birer birer seçilip parlamentoya girdiler. ... öte yandan bu kişiler, görüntü olarak barışçıl ve birlik yanlısı demeçler de verebilecekti. Ama hiç kimse, bu kişilere "PKK'nın masum insanları katlettiğini, gıdasını döktüğü kandan aldığını" söylettiremedi. Diğer yandan, çok sıkıştıklarında PKK'nın alenen üstlendiği eylemleri bile PKK'nın değil MiT'in, KONTR-GERlLLA'nın yaptığın beyan etmekten çekinmediler.
APO'nun onayından geçen adaylar, halka yapılan baskı sonucu birer birer seçilip parlamentoya girdiler. Bunlara verilen talimat; PKK'yı zor durumda bırakacak, PKK'nın prestijini zedeleyecek beyanat ve davranışlardan kaçınmak, parlamento kürsüsünü, radyo, televizyon ve basını kullanarak, dolaylı bir biçimde PKK faaliyetlerine arka çıkmak, devletin terörle mücadelede manevra alanını daraltmak, milletvekili sıfatıyla Avrupa ülkelerinde çeşitli kuruluşlarla sıkı temasa geçerek PKK'nın Kürtlerin meşru temsilcisi olduğunu vurgulamak PKK=Kürt mücadelesini sürekli olarak dünya kamuoyu gündeminde tutmak, güvenlik kuvvetlerinin Güneydoğu'daki meşru icraatını halkı kışkırtmak suretiyle engellemek, özellikle terörle mücadelede basan kazanıldığında kafaları bulandırıp çamur atmaktı.
...öte yandan her gün oluk oluk insan kanı dökmesine rağmen, kanlı örgütün yayın organları İstanbul'da basılıyor, güvenlik içinde Türkiye'nin dört bir yanına dağıtılıyor, yine varlık temeli Türkiye Cumhuriyetine küfür etmek olan bazı dernek ve kuruluşlar Türkiye'nin her yanında büro açıyor, bu bürolarda Irak ve Suriye kamplarındaki eğitim çalışmalarının aynısı yapılıyor. ...bu kanlı terör örgütüne eleman yetiştiren, ama bu işi erkekçe değil de bir takım sosyal ya da kültürel maskelerin ardına gizlenerek yapan bu kuruluşlar, kültürel ve sosyal maskelerinden dolayı hoş görülüyor, diğer yandan çok sayıda PKK sempatizanı, PKK'nın İstanbul'da basılıp dağıtılan yayınlarını okuyarak bilinçlendiklerini ve daha sonra kırsala gidip eylemlere katıldıklarını beyan etmekteydiler.