ALESYA

ALESYA
(Audaces fortuna juvat)
adaylarının parlamentoya girmesi için elinden geleni yaptı
1991 genel seçimleri yaklaşırken, PKK'nın önünde iki yol vardı. Birincisi; halkı seçimleri boykota zorlamak ve etkili olduğu alanlarda seçim yaptırmamak. İkincisi; seçimlere kendi adaylarıyla girmek. Yani, bu iki seçenekten birini tercih edecekti. Başta PKK militanları olmak üzere, çeşitli çevrelerin genel kanısı; PKK'nın seçimleri boykot edeceği yönündeydi. Fakat herkes yanıldı. PKK seçimi boykot etmedi, tersine seçimler de adaylarının parlamentoya girmesi için elinden geleni yaptı. Sonuç olarak; kısmen de olsa amacına ulaştı.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Zaho'ya hücumun arifesinde APO'nun yeni talimatıyla tutuklandım. Bizi savaştan kaçmakla suçlayanlar savaş cephesinde bizi tutuklamaya başladılar ve böylece Karasu, içine girdiğimiz direnişi gören halk "yaşasın PKK" sloganlarını haykırmaya başlamışken, APO'nun talimatıyla savaştan çekilen PKK yerine ABD orduları Zaho'ya girdi. Halkta " yaşasın Bush" sloganları atmaya başladı.
Biliyor musun Karasu; Sevgili önderimiz diyor ki, "Siz Kürdistan dağlarının değerini bilmiyorsunuz insan orda bir ordu saklar, bir ordu kurar." çok doğru söylüyor tabi. Ama şehitlerimize küfür edecek kadar saygısızlaşan sevgili önderimiz bir türlü lütfedip, dağlarımıza gelip ordu kuramıyor. Her nedense kardeşini de göndermiyor. Fidel ve Raul KASTRO'ların kulağı çınlasın, bizimkiler uzaktan kumandalı çalışmanın rahatlığını keşfetmişler. Sevgili önderimiz diyor ki, "benim ülkeye gelmem provokasyon olur, çünkü düşman bütün gücüyle beni yok etmek için size yüklenir." İnan Karasu, onun ülkeye gelmesini isteyen yok, kendi pisliğini bize bulaştırmasın yeter. Bizi savaştan kaçmakla suçlayanlar, savaşa lütfetsinler.
APO bizi kaçmakla suçluyor, ilahi önderimiz, sevgili önderimiz çok tatlı konuşuyor. Bizi savaş siperlerinden alıp tutuklayacak ve her türlü zoru da öngören bir planla, bize ajanlık dayatacaksın ve biz de öyle duracağız, sana boyun eğeceğiz.
M.Cahit ŞENER in M. KARASU ya yazdığı mektuptan II
"Yeni dünya düzeni" politikasına bağlı olarak ÖZAL kendi takımını hazırlıyor. Biliyorsun, Yıldırım AKBULUT gitti, Mesut YILMAZ geldi. Biliyorsun, "Yeni dünya düzeni" nin şiarı 'hoşgörülüdür" hoşgörülü, centilmen Mesut'un iş başına gelişi tesadüf değildir. ÖZAL tarafından APOya gönderilen son diplomat-gazeteci Güneri ClVAOĞLU'nun Mesut YILMAZ sözcülüğüne dikkatini çekmek istiyorum ama: bu dikkat çekmeye de bir gerek olduğuna inanıyorum; çünkü gördüğüne inanıyorum.