Türkiye'deki siyasî gelişmelerle çok yakından ilgilenen bir başka önemli kuruluş, AIPAC.
AIPAC; American-Israel Public Affairs Committee ( Amerikan-lsrail Halkla İlişkiler Komitesi), gerçek anlamda "Başkentin Kralı"
Son dönemde ele geçirdiği güçle, Yahudilerin en güçlü kuruluşu haline gelen AIPAC, gerçekte bir "halkla ilişkiler kuruluşu" olmanın çok ötesinde bir yapılanmadır.
Findley’in ifadesiyle Kral, başkentte neyi isterse elde edecek güce sahiptir...
Güçlü istihbaratı ile, İsrail ve Yahudiler aleyhindeki her şeyi kısa sürede duyan AIPAC için eski bir senatör olan "Paul Mc Closkey" şu tanımı yapıyordu:
"Kongre, AIPAC’ın estirdiği bir terör fırtınası altındadır."
Bir başka senato üyesi "Paul Weyrich", çalışma yöntemlerini şöyle anlatıyor:
"Eğer onlarınn hoşuna gitmeyen bir şey yaparsanız, rezil edilirsiniz. Uyguladıkları baskı, senatörlerin, özellikle de destek arayan senatörlerin bakış açısını kolaylıkla değiştirecek kadar büyüktür."
Kongrenin büyük bölümü bu baskıya boyun eğmiştir ve böylesine organize bir güçle çatışmaya girmek istememektedir.
Yine bir Kongre üyesi "Clarence D. Long", Findley’e şunları anlatıyordu:
"Çok uzun zaman önce AIPAC'ın benden istediği her şeyi kabul etmeye karar verdim. Onların yaptıkları "baskılarla" karşılaşmak istemiyordum. Bu yüzden kararımı verdim, istediklerini yapıyorum ve desteklerini alıyorum."
Aslında AIPAC Kongre üyelerinden bir tek konuda talepte bulunmaktadır.
İsrail lehinde parmak kaldırmak.
Yoksa, örgütün "eylem alarmı" dediği sistem devreye girer ve söz konusu kişi ya da kuruluşun hayatı "zindan"a çevrilir. Telefonlar, fakslar, tehditler, küçük uyarılar peş peşe gelir ve rakip ikna edilir.