"Onu ilk gördüğümde kalbimde bir cümle filizlenmişti.
Sevgi acıtır, öp yaralarımdan belki sana da bulaşır.
Öpmüştü.
Sevgimin onu acıttığı yerden mi, yoksa acıyan ruhunun onu besleyebileceğim yerinden mi bilemiyorum. Sahi, acım ona da bulaşmış mıydı artık? Hani olur ya, hislerim yüreğine siner, belki o da benim gibi hissederdi."
"Elleri vardı bir türlü tutamadığım, tutmak isteyip de hiç bırakamadığım. Saçları vardı, darmadağınık tellerine bile şiirler yazıp da bir türlü okuyamadığım. Dudakları vardı, her bir tebessümüne iç geçirip ömrümü adadığım. Ruhu vardı, ölüsü de dirisi de kabulüm olan ruhu. Soğuğa da sıcağa da ruhuma kıvrılan ruhu. Kalbi vardı, ritmini bile bilmediğim, heyecanlanınca kaç defa attığını sayamadığım kalbi sar kalbimi. Gözleri... Ah o gözleri yok mu gözleri? Mürekkep mavilerini tükettiğim gözleri."