Bir insanin aklını kaybetmesi bazen bir anda
olmaz; sessizce başlar, kimsenin fark etmediği yerden. Gogol'un Bir Delinin Günlüğü tam da bu sessizliğin yankısı.
Poprişçin'in dünyası yavaşça çözülürken,
aslında biz de kendi iç sesimizle karsılasıyoruz. Gerçeklik kayboldukça, insanın içindeki boşluk büyüyor. Toplumun dişina itilen bir adamın çığlığı gibi... ama o çığlik çoğu zaman sessiz. Okurken, "delilik" dediğimiz seyin bazen sadece fazla hissetmek, fazla düşünmek ve fazla yalnız
kalmak olduğunu fark ediyorsun.
Belki de en delice şey, bu dünyada aklı korumaya çalıişmak. (İncelemeyi çok beğendiğim için paylaşıyorum. Yusuf karataşın eline sağlık)
1980 darbesi ve sonrasında yaşadıklarını anlatan Tarık Akan döneme ışık tutmuş eserinde. Bütün darbe ve darbeyi anlatan kitaplar gibi iç sıkıcı, adaletsiz, konu olarak çok yorucu. Buna rağmen Tarık Akan'ın anlatımı çok naif çok yumuşak. Toprağı bol olsun büyük adamdı.
Woltaire'ın doğu masallarından bir kuple anlattığı eser olay örgüsü bakımından etkili dil bakımından sadedir. Sadık'ın Astarte'ye kavuşma hikayesi okuyucuya da mutluluk verecektir. Sadıkın içsel hikayesi, meziyetlerinin verdiği eziyetler insanı değişmeye zorlasa da sadık değimez. Aslolan budur, mesaj buradadır. Kaderin karmaşıklığı, Tanrısal objenin üstünlüğü bariz anlaşılmaktadır. Güzel, kolay, eğlencelidir.
Sadık veya KaderVoltaire · İş Bankası Kültür Yayınları · 20231,994 okunma
Yalnızlıklar içinde kalmış bir adamın hikayesi. Af diler gibi bir çok bölüm. İlk kısmı yalnızlık üzerine güzel betimlemelerin olduğu vurucu cümlelerin yer aldığı bir bölüm olmuş. Ama sona doğru yaklaşırken hak edilmiş bir yalnızlık yaşadığını anlıyorsunuz. Son bölümlerde sadistce cümleler karşınıza geliyor. Herkes benim için var diyor. Ben yoksam öneminiz yok diyor. En iyi zamanlarında kimseye selam vermemiş adam son dönemlerde niye bana selam vermiyorlar diye dövünüyor. Okumasaydım keşke ya da yarım bıraksaydım dediğim bir kitap olmuş.
Kitabın özü farklı problemler farklı çözümler gerektirir. Bakış adınızın farklı olması nihai sonucu kolaylaştırır. Kitabın son üç sayfasını okuyup TED konuşmasını izlemeniz yeterli. Tasarım bir ikna meselesi ise ikna edildim ama memnun olmadım kitabı alarak