Ayaklarımızın altında bir zemin yok artık. Bir çatımız da. Gelecek yok. Geçmişin izleriyse çoktan silinmeye başladı. Aşk, bize bu sonsuz boşlukta ev olacak tek şey.
Ama şimdi gidersem vesilesi olduğum hüsranın ağırlığıyla sokağa çıkar çıkmaz bir kamyonun altında kalmaktan korkuyorum. Onunkinden değil, kendi ahımdan korkuyorum. Ben bu hayatta en çok kendi ahlarımdan korkuyorum.
Gitmeliyim buradan. Derhal. O arabaya binen aklımı s*ks*inler. Git, sarıl, ne kadar üzgün olduğunu söyle, sonra vedalaş. Yok, nerede... İlla duygusal bir sahne yaratacağım, illa kendime zırnık koklatmadığım o sonsuz şefkatimle birine iyi geleceğim, illa kendimi gerekli hissedeceğim. Yok “Ben yanındayım”lar, yok “Merak etme, ben hallederim”ler. Bir kez daha ayarsız sevecenliğimin kurbanıyım. Merhametim batsın.