Gökçe Fortacı

Gökçe Fortacı
Yangında ilk kurtarılacak olan..
Kafa falan gitti..
5/10
·56 syf.··
2026 6. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mart 2026 18:36
Ben bugün anladım ki felsefi kitaplar pek bana göre değil. Schopenhauer’ın Mutlu Olma Sanatı kitabını elime aldığımda, "Haydi biraz derinleşelim" dedim ama resmen satırlarla boğuştum. Okurken o kadar sıkıldım, o kadar "Ben ne okuyorum şu an?" dediğim anlar oldu ki anlatamam. Bir türlü odaklanamadım. Ama dürüst olmak gerekirse, bu kadar zorlanmama rağmen içinden çekip çıkardığım ve "Tamam, bu benim hayatıma yön verir" dediğim birkaç kural var ki, onları paylaşmadan geçemeyeceğim. 1. Beklentiyi Düşür, Şoku Engelle Adamın felsefesi çok net: Hayattan çok büyük mutluluklar beklersen, hayat seni her seferinde tokatlar. Eğer "Zaten dünya pek de şahane bir yer değil" diyerek yola çıkarsan, başına gelen ufak tefek güzel şeyler seni gerçekten mutlu ediyor. Ben bunu hayatıma "Beklentiyi minimumda tut, huzuru maksimumda yaşa" olarak kodladım. 2. "Elalem Ne Der?" Hapishanesinden Çıkış Schopenhauer diyor ki; başkalarının kafasının içi, senin mutluluğunu inşa etmek için çok kötü bir yerdir. Başkalarının ne düşündüğüne bu kadar kafa yormak, ruhumuzu başkasına kiraya vermektir. Artık bir şey yaparken "Başkası ne görür?" diye değil, "Bu benim içime siniyor mu?" diye sormaya karar verdim. 3. Kendi Başınalık Bir Ceza Değil, Özgürlüktür Kitapta beni en çok düşündüren kısım burasıydı. Genelde yalnız kalmaktan korkarız ama yazar diyor ki; insan ancak yalnızken tamamen kendisidir. Kendi kendime yetmeyi, bir başkasına muhtaç olmadan da vaktimi kaliteli geçirmeyi öğrenmek, aslında en büyük koruma kalkanıymış. 4. Sağlık Yoksa Hiçbir Şey Yok Çok basit bir kural gibi duruyor ama Schopenhauer bunu öyle bir anlatıyor ki... "Sağlıklı bir dilenci, hasta bir kraldan daha mutludur." Başarı, para ya da kariyer peşinde koşarken bedenimizi ve ruhumuzu ihmal etmenin ne kadar büyük bir aptallık olduğunu bu
Mutlu Olma SanatıArthur Schopenhauer · Can Yayınları · 202017,8bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
ah Christy..
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 21:37
Önce filmini izledim hemen arkasından da kitabını okudum. Ve dürüst olmam gerekirse ikisi bende çok farklı hisler bıraktı. Kitabı okurken Christy’nin o sessiz dünyasında, kafasının içindeki düşüncelerle ve kelimelerle nasıl bağ kurduğuna çok yakından şahit oldum; sanki onunla beraber o odada hapsolmuş gibiydim. Filmde ise durum biraz değişti; orada daha hırçın, pes etmeyen ama yeri geldiğinde öfkesini de dışarı vuran gerçek bir savaşçı gördüm. Kitapta onun o sessiz azmi beni duygulandırırken, filmde verdiği o somut kavga ve hayata tutunma çabası beni çok sarstı. İkisini birleştirince şunu anladım: Christy sadece sol ayağıyla yazan bir çocuk değil, aslında imkansız denilen her şeye kafa tutan devasa bir karakter. Hem okumak hem izlemek, bu ilham verici öykünün iki farklı yüzünü de görmemi sağladı.
Sol AyağımChristy Brown · Nemesis Kitap · 201795bin okunma
9/10
·84 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Melisa Kesmez’le bu kitap sayesinde tanıştım. Küçük Yuvarlak Taşlar benim yazarla ilk karşılaşmam oldu ve açıkçası büyük bir beklentiyle başlamamıştım. “Bir okuyayım” diyerek aldım elime ama sayfalar ilerledikçe o sakin, sade ve samimi dilin içine çekildim. Birbirine temas eden üç hikâye var: Nergis, Elif ve Mehmet. İlk başta ayrı ayrı ilerliyormuş gibi dursa da aslında hepsi birbirini tamamlıyor. Üç öykü okuyorum sanıyorsunuz ama bittiğinde küçük bir roman hissi kalıyor. Kitapta annelik, kökler, yalnızlık, kalmak ve gitmek meseleleri çok yargısız bir dille anlatılıyor. “Bir canlıyı kendine önce alıştırıp sonra dünyanın ortasında tek başına bırakmanın haksızlık olduğunu düşünüyorum.” cümlesi uzun süre aklımda kaldı. Sadece ebeveynlik için değil, kurulan her bağ için geçerli. Altını çizdiğim çok cümle oldu. Yazarın dili gösterişsiz ama dolu. Hiç beklemediğim kadar etkiledi beni. Bu kitapla Melisa Kesmez’le tanışmış olmaktan mutluyum. Sanırım diğer kitaplarını da okumaya başlayacağım. Bende güzel bir burukluk bırakan, sakin ama güçlü bir kitap oldu.
Küçük Yuvarlak TaşlarMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20226,7bin okunma
8/10
·263 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2026 19:39
Reşat Nuri Güntekin’in Yeşil Gece romanı, Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki aydın–yobaz çatışmasını sert ve cesur bir şekilde anlatıyor. Roman bittiğinde insanda kalan duygu şu: boğucu bir gerçeklik. Ali Şahin’in cehaletle, dini çıkar aracı yapanlarla ve kasaba düzeniyle mücadelesi aslında sadece bireysel bir hikâye değil; bir zihniyet çatışması. “Yeşil” kutsalı, “Gece” ise o kutsalın arkasına saklanan karanlığı simgeliyor. Yazar inancı hedef almıyor; inancın nasıl araçsallaştırıldığını gösteriyor. Asıl çarpıcı olan da bu. Romanın en zorlayıcı yanı dili. Arapça ve Farsça kelimeler oldukça yoğun. Dönemin atmosferini yansıtmak açısından bilinçli bir tercih olduğu belli ama günümüz okuru için akıcılığı zorlaştırıyor. Sürekli kelimelere takılmak okuma sürecini yorucu hâle getirebiliyor. Sonuç olarak Yeşil Gece, cesur, sarsıcı ve tarihsel olarak çok kıymetli bir roman. Ama sabır istiyor. Dili ağır, mesajı sert, etkisi güçlü. Puanım: 8/10
Yeşil GeceReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20184,467 okunma
Hamnet
9/10
·293 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 08:09
Hamnet”, bir çocuğun ölümünü anlatan bir roman değil. Bir annenin, bir babanın ve bir evliliğin içinden geçen o görünmez çatlağın romanı. Maggie O’Farrell, Shakespeare’i merkeze koymak yerine, sessizce geri çekilip Agnes’i anlatıyor. Kitabı okurken en çok beni etkileyen şey, yasın gürültülü değil, aksine çok sessiz anlatılmasıydı. Büyük dramatik sahneler yok, ama her sayfada hissedilen ağır bir eksiklik var. Hamnet’in ölümü, sadece bir kayıp değil, aynı zamanda bir dönüşümün başlangıcı. Bir annenin iç dünyasında olanları, kelimelere dökülmeyen o boşluğu çok güçlü hissettiriyor. Kitabı bitirdiğinizde filimi de okumanızı tavsiye ederim, çünkü ikisi birbirini öyle güzel tamamlıyor ki
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,6bin okunma