Hamnet”, bir çocuğun ölümünü anlatan bir roman değil. Bir annenin, bir babanın ve bir evliliğin içinden geçen o görünmez çatlağın romanı. Maggie O’Farrell, Shakespeare’i merkeze koymak yerine, sessizce geri çekilip Agnes’i anlatıyor. Kitabı okurken en çok beni etkileyen şey, yasın gürültülü değil, aksine çok sessiz anlatılmasıydı. Büyük dramatik sahneler yok, ama her sayfada hissedilen ağır bir eksiklik var.
Hamnet’in ölümü, sadece bir kayıp değil, aynı zamanda bir dönüşümün başlangıcı. Bir annenin iç dünyasında olanları, kelimelere dökülmeyen o boşluğu çok güçlü hissettiriyor.
Kitabı bitirdiğinizde filimi de okumanızı tavsiye ederim, çünkü ikisi birbirini öyle güzel tamamlıyor ki