“Ben” deyince bir boşluk duygusuna kapılıyorum. Öyle unutulmuşum ki, kendimi iyice hissetmek elimden gelmiyor. Benden kalan bütün gerçeklik, var olduğunu hisseden varoluş sadece.
Hatıralarla yetinmek zorunda kalacağım. Eski dostlarımla maziyi yâd etmek hoşuma gidiyor. İyi bir hatıra iyi bir şarap gibidir, yalnız içmemek gerekir. Akranlarımın birer birer öldüğünü gördükçe, beni en çok, “hatırlıyor musun?” diye sorabileceğim kimsenin kalmayacağı gün korkutuyor.
Gözlüğünü aldım ve taktım, ne gördüğünü anlamak istedim. Ve dünyaya senin açından baktım.
Senin gözlüğünden hakikat daha az düşmanca, dünya daha pembe, daha tatlı, insanlar gülümsüyor.