"Dünyalılar" kitabı ana karakter Natsuki'nin çocukluğundan yetişkinliğine doğru uzanan travmalarını, "dünya=fabrika" alegorisiyle birleştirerek kitabın son kısımlarına doğru bilinçli olarak sınırları yıkan, garip ve rahatsız edici bir toplumsal korku anlatısına dönüşmesini anlatıyor. Özgürlüğün doruğu, toplumsal zincirlerin kırıldığı bir alan ve kendi iradelerinin hakim olduğu bir " küçük evren "
!SPOILER!
1) "Dünya=Fabrika"
Natsuki'nin gözünde toplum bireyleri üretim ve üretmeye zorlayan dev bir makinedir. Evlilik, kariyer, iş hayatı, çocuk sahibi olmak hepsi bu makinenin içindedir.
Roman boyunca ailelerin özelllikle kadın karakterlerde kurduğu çocuk yapmak ve "aileye yakışır" kadın olmak hakkında baskısı, kadın bedeninin denetimi vb.
Final kısmındaki yamyamlık ve insanlıktan çıkma Fabrika'nın tüketimini tersine çevirip toplumsal tüketimi fiziksel tüketime çeviren çarpıcı bir metafordur.
"Toplum sizi yer -> Siz toplumu yersiniz"
2) Piyyut( Pelüş kirpi )
Piyyut'un Natsuki'nin dissosiyatif bir baş etme uğraşı olarak gördüğü ve Natsuki'ye misyon vermesi, çocuk zihninin istismar ve inkâr karşısında kurduğu koruyucu fantezi alanıdır.
Piyyut'un Bay Igasaki konusunda tekrar eden ve emir veren sözleri ve öldürme sahnesindeki renkli ve bir çocuğunun gözünden yaşanıyormuşçasına okuyucuya aktarılmasına zıt düşerek artık baş etme mekanizmasının işlevini yitirip kırıldığını gösterir. "Gerçekliğin ağırlığı fanteziyi sonunda susturur."
3) Dağ Evi İzolasyonu
Final sahnesi dar bir iç mekanda gerçekleşir, yazar bu küçük ölçeği evrensel etkiler için bir rezonans kutusu olarak kullanıyor. Natsuki, Yuri ve Tomoya kar fırtınası ile izole olarak gerçek hayattan daha da kopuyor. Açlık, travmalar ve çocukken kurdukları uzaylı fantezisi sonunda gerçek olup dissosiyatif bir