Emre Çalışkan

Emre Çalışkan
@aemrec
Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.
CEHALETİN ŞAİRİ
Belki dünya havada süzülüyordur, Bilmiyorum. Belki yıldızlar birtakım dev makaslarla kesilen küçük el işi kağıtlarıdır. Belki ay donmuş bir gözyaşıdır, Bilmiyorum. Belki Tanrı sadece sağırlar tarafından duyulan kalın bir sestir, Bilmiyorum. Belki ben hiçkimseyim. Doğru, bir bedenim var ve ondan kaçamıyorum. Kafamdan uçmak isterdim, ama bu imkansız. Burada, bu insan formu içinde mahsur kalmam kader kitabında yazılı. Hal böyleyken Derdime dikkat çekmek istiyorum. İçimde bir hayvan var, kalbime sımsıkı yapışan, kocaman bir yengeç. Bostonlı doktorlar Pes ettiler. Neşterler, iğneler, zehirli gazlar ve benzeri şeyler denediler. Yengeç hâlâ orada. Büyük bir yük bu. Unutmaya çalışıyorum, kendi işime bakmaya, brokoli pişirmeye, açıp kapatmaya kitapları,
Şiir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
BAŞSAĞLIĞI
Ben uzaklarda olmalıyım, çok uzaklarda Acılar unutulduktan sonra Dönmeliyim. Ölümlerin karşısında şaşırıyorum Ne desem ki Düşünüyorum. Kalanları ağlıyor gidenin Benim gözlerim kuru Herkes bana bakıyor, biliyorum İçlerinden geçenleri. Başsağlığı dilemek Garibime gidiyor Ölen öldü, sen yaşa Küçültmeye benziyor. Beni böyle kitaplar mı yaptı ne Kağıtlarda gidenlere içlenip ağlayan ben Hayattaki ölümlerde put gibi duruyorum Ben canavar ruhlu muyum Bir ölü evinde tek söz söylemeden Put gibi duruyorum Kimse anlamaz derdimi Ben uzaklarda olmalıyım, çok uzaklarda Bir yakınım öldümü Behçet Necatigil
Şiir
130. Sone
Güneşe falan benzemez benim sevdiğimin gözleri; Dudaklarının rengi hiç kalır mercan kızılı yanında; Kar beyazsa eğer boz renk olmalı onun göğüsleri; Tel tel denirse saçlara, kara teller biter başında. Nice güller gördüm ben, pembeli, allı beyazlı; Ama onun yanaklarında eser yok bence bunlardan. Bildiğim kokuların çoğu herhalde daha hoş olmalı, Sevdiğime yaklaştığımda, yüzüme vuran soluğundan. Bayılırım dinlemeye o konuşurken ama, bilirim, Çok daha güzel gelir aslında müziğin sesi kulağa. Doğrusu tanrıçalar nasıl yürür görmüş değilim; Ama sevdiğim yürürken basbayağı basıyor toprağa. Yine de, tanrı hakkı için, çok güzel o, bana kalırsa, Olmayacak yakıştırmalarla donanan kadınlara kıyasla. William Shakespeare
Şiir