Bazen keşke Tanrı'ya inansaydım diyorum; ama inanmayı nasıl becerebileceğimi hiç bilmiyorum. Onun yerine bir sürü ruhla kuşattım etrafımı, hayattayken tanıdığım, şimdi de zaman zaman sığınıp danıştığım ölülerle.
Özlediğim bir duygu var, dedim, aşık olduğunda ya da bir şey için mücadele ettiğinde hissettiğin o heyecandan ölme duygusu, bir tutku yani, evet, bu işte: Ben tutkuyu özledim
kitaba çok büyük bir merakla başlamıştım ama tam bir hayal kırıklığı olduğunu düşünüyorum. hayata aşırı toz pembe tarafından bakmışlar gibi geldi bana, varoluş amacını bulup bunu takip ederek bir hayat kurmayı, kısacası hayallerimizin peşinden gitmemizi, mutlu olduğumuz şeyi yapmamızı söylüyor çoğunlukla. mantıklı bulduğum yerler vardı elbette. eğer mutlu olduğumuz şeyleri yaparsak, kendimizi tatmin etmek için para harcama işini azalticagimiz mesela. oldukça mantıklı. fakat ihtiyaçlarımız ne olacak? masraflarimiz? ben bir kitap kafe açıp onun başına geçersem evet bu beni mutlu eder, ama ya para kazanamazsam? kitapta buna değinmişlerdi fakat anlatılanlar beni tatmin etmedi.