Affedememek
Affetmenin ne kadar önemli olduğunu biliyorum affetmek istiyorum ama şu hayatta en kıymet verdiğim yegane kişinin üzülmesi beni son derecede kahrediyor artık affetmek bile istemediğim hissine kapılıyorum korkarak Sadece içimi dökme ihtiyacıyla yazdım hakkınızı helal edin *Konu sen olunca düşer gözlerimden pare pare
İnsan ve Duygular
Affedemeyenlerden misiniz?
Affedemiyorum. Geçmişe dair bir yorum değil bu. Geçmiş zaten uzaklaşır, giderek hissizleşirsiniz. Affedememek şimdiki zamanla ilgilidir. Sebebi af gereken davranışların tekrarlı oluşu ve devamlılığıdır. Af dileyen kişi gecmişin muhasebesini yapmalı, üzerine konuşmalı ve orada kapatmalıdır konuyu. Üzerinden aşılan bir eylemin yeniden tekrarlanması af kavramının da içini boşaltıyor. Artık duyarsızlık ve gönül kırıklığına evriliyor. Bir de hiç muhasebe yapmadan bir şey yok gibi davranırsam yok olur diyenler var. En beteri de bunlar hayatta. Neden böyle sorusunu size sorarlar ama nedenini sizden iyi bilirler. Galiba insanın ruhunu ve sabrını yoklamak bu.
Duygu ve Düşünce
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
affedememek
ne yapsan affedememek ama imkanı yok vazgeçememek, bir türlü sindirememek ama bırakıp da gidememek. Allah kimseyi sevdiğine gücendirmesin, gerisi hallolur mu bilmiyorum ama yine de gücendirmesin.
Edebiyat
Affetmek ne güzel kelimeydi tüm yüklerden arınmak gibi fakat affedememek de bir okadar acı verici ve katlanılmazdı...
"Kime ne kadar kırıldıysam, kime ne kadar sinirlendiysem aslında en çok kendime zarar verdiğimi fark ettim. Herkes kendi keyfinde, hayatlarına devam ederken sırtımda koca bir kambur ve göğsümde koca bir alev topu ile hayata ayak uydurmaya çalışmak en çok kendime haksızlıkmış. Affedememek, kanserin son evresi gibi, öyle ağır, öyle yorucu."
Alıntı