Üstelik başta hiç hoşuma gitmeyen bu
isim, şimdi benim için bir zarafete bürünüyor, gizli bir çekicilikle doluyordu… Isabelle de Saint-Auréol! Onun, bahçedeki her dönemeçte kaybolan beyaz elbisesini hayal ediyordum; titreşen yapraklar arasında her güneş ışığı onun bakışını, hüzünlü gülümseyişini hatırlatıyor ve henüz aşkı tanımadığımdan, kendimi âşık sanıyordum, âşık olmaktan mutlu mu mutlu, hoşgörüyle kendimi dinliyordum.