... Ya da şu şikayeti sıklıkla duyarız: 'Kitap okuyorum fakat hiç aklımda kalmıyor.'
Burada da insanlar genellikle akıllarında kalanın ne olduğunu kitabı bitirip düşündüklerinde "Neyi hatırlıyorum?" sorusuna verdikleri cevapla ölçerler. İşin aslı bu sadece bir hafıza sınanmasıdır. Oysa öğrenmek böyle değil küçük bir çocuğun süt içmesi gibidir. Süt nereye gitti ? Koluna mi gövdesine mi ? Hangi süt damlası hangi eti oluşturdu? Bunları bilmek imkansızdır. Vakıada gözlenen şey , çocuğun büyüdüğüdür. Kitap okumak da yaklaşık bunun gibi bir şeydir.
Gerçi kafaların içerisine peçete gibi söylemler olsa dahi bunları" öğrenmek " biçiminde tanımlamıyoruz. Bu durum öğrenmekten ziyade insanı "şeyleştiren" sloganlar olarak tanımlanmaya daha uygun.
Evde oturup depresyona girmeye ihtiyacım var ama 6 da kalkıp işe gitmem gerek. Mutsuzluk bile lüks.
İnşallah bir süre sonra bu yazdığımı tekrar tekrar okuyup da boşuna üzmüşüm kendimi diyebilirim