poena, bir alıntı ekledi.
18 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

bir bahar bozumuydu yola çıktığımda
yüzümde suçlu bir merak
kalbim heyecandan telaşlı
gözlerimde ısırgan bir hüzün vardı

hüzün: hep bilinir
bir afyon çiçeğidir önceleri
dalayan bir ısırgan yoncası olur sonra
dalayan ve uyandıran o afyon uykusundan

Sevdadır Şiirler, Arkadaş Zekai ÖzgerSevdadır Şiirler, Arkadaş Zekai Özger

İŞ TELAŞI
Ah iş telaşı,
Alır elimizden özgürlüğümüzü
Yer içimizdeki yaşama sevincini
Kör eder hisleri.
Bir lira etmez de
Milyonlarla ölçülür;
Kıtlıkta kalmış gibidir
Doymaz, durmaz.
Bir afyon tarlasında huzur,
Bir ağaç gölgesinde sükûnet
Bir dere şırıltısında kaybolup gitmek.
Ah iş telaşı
Çok görür insana
Insan gibi yaşamayı.
20-05-2018
Uğur UKUT

Ömer Faruk, bir alıntı ekledi.
23 May 20:51

Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri, 
mezardan çıkmanın vaktidir! 
Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri, 
Sakarya'da, İnönü'nde, Afyon'dakiler 
Dumlupınar'dakiler de elbet 
ve de Aydın'da, Antep'te vurulup düşenler, 
siz toprak altında ulu köklerimizsiniz 
yatarsınız al kanlar içinde. 
Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri, 
siz toprak altında derin uykudayken 
düşmanı çağırdılar, 
satıldık, uyanın! 
Biz toprak üstünde derin uykulardayız, 
kalkıp uyandırın bizi! 
uyandırın bizi! 
Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri, 
mezardan çıkmanın vaktidir!

Kuvayi Milliye, Nuri KurtcebeKuvayi Milliye, Nuri Kurtcebe

Hakikatte sonsuz basamak vardır lakin
birinci basamak ismi gelenek, ikincisi akıl, üçüncü ve sonrası ise muhayyile(hayal)dir.
Kişi muhayyileye gelmeden evvel yorulur, durur veya basamağını çok sahiplenir ise, o basamak kişi için hem put hem hem afyon hem de mezar olur. Oysaki dişini sıkıp muhayyileye ulaşmış olsa adımlarıda basamağıda sonsuzluğa ulaşacaktır.
Muhammet İkbal Kılıç

Halil İbrahim, bir alıntı ekledi.
23 May 13:24 · Kitabı okudu · İnceledi

Afyon'da ki heykel bizim erkeklik sembolümüz. Heykeldeki Türk askeri yıllardır yunan askerini yenip duruyor.
Heykelin kulağına,artık savaşın bittiğini fısıldadım.
Bana ne dese beğenirsiniz?
- Sen öyle san!

Uçuş Denemeleri, İbrahim TenekeciUçuş Denemeleri, İbrahim Tenekeci
M. ϜϓſϞ ^-^, bir alıntı ekledi.
22 May 21:26 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Afyon'a girmekle düşman çok büyük bir hata işledi, uğrayacağı yenilgiyi böylece kolaylaştırdı.

Esir Şehrin Mahpusu, Kemal Tahir (Sayfa 314)Esir Şehrin Mahpusu, Kemal Tahir (Sayfa 314)
Murat Ç, bir alıntı ekledi.
 18 May 22:08 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Fetva Üzerine "Konya İsyanı" (!)(!)(!)
Yobaz Kimdir? Nedir? Nasıl hareket eder?

Konya İsyanı:

“Delibaş Mehmet, azımsanmayacak kuvvetiyle, 3 Ekim 1920 Pazar sabahı Konya’ ya girdi. Konya ’da askeri birlik yoktu; birlikler Afyon'daydı İdareciler, Alaattin tepesinde hazırlanan savunma hattının gerisine çekilmişlerdi. Mahallelerde tellallar dolaştırarak, 'Halifesini, Padişahını, şeriatını seven bizimle olsun’ çağrısı ile Konya halkını kendisine katılma ya davet etti. Postaneyi basarak haberleşmeyi kesti, hapishaneyi boşalttı, hükümet konağını ele geçirdi. Şimdi sıra ibret-i âlem için öldürülecek Kuva-yı Milliyecilere gelmişti. Listenin başında, şimdi aramızda bulunan Konya Müdafaa-yı Hukuk Derneği Başkanı, ünlü Sivaslı din bilgini Ali Kemali Efendi vardı. Delibaş, Ali Kemali Hoca 'nın evine silahlı bir güruh yolladı. Eve dolanlar, uyarılara rağmen saklanmayan Ali Kemali Hoca 'nın üzerine yürüyüp sürükler gibi götürdüler. Ali Kemali Hoca ’yı, yolda türlü hakaret, darbe, itme kakma içinde Abdürrahim Hanına getirdiler. Delibaş, 'Haydi gelsin de M. Kemal Paşa kurtarsın seni, Halife düşmanı! Sarığından, sakalından utan!' dedi.

Ak sakalı kan içinde kalmış olan Hoca, sükünetle ve sadece, 'Yarabbi! Sen bu cahil insanlara insaf hissi ihsan ve onları af et!’ diye cevap verdi.

Hoca 'yı ikindi üzeri Piri Mehmet Paşa camiine yine sürükleyerek götürüp kapattılar. Hoca geceyi ibadetle geçirdi. Sabah camiden alınarak sorguya çekilmek üzere Arslanlı KışIaya götürüldü. Asiler yolda Hoca 'yı mütemadiyen dipçikliyor, 'Nutuk verirsin ha... millicilere asker toplarsın ha... Halifeye karşı gelirsin ha... Ankara 'dakilerin burada başı olursun ha... ’ diyorlardı. Yaşlı Hoca'nın bedeni, bu kadar zulme dayanamadı, yolun yarısında, son bir dipçik darbesi ile yere serildi. 'Ben sizleri affettim. Çünkü ne yaptığınızı bilemeyecek kadar cahilsiniz. Allah da sizi affetsin...’ dedi ve son nefesini verdi. Hoca 'nın naaşını da rahat bırakmadılar. Utanmadan soydular, bir araba ile getirip hükümet meydanına attılar. "

Şu vahşete bakınız!

Yobaz bu işte!

19 Mayıs 1999 Atatürk Yeniden Samsun'da, Turgut Özakman (Sayfa 70 - Bilgi Yayınevi, 10.Basım, İki Cilt Birleştirilmiş)19 Mayıs 1999 Atatürk Yeniden Samsun'da, Turgut Özakman (Sayfa 70 - Bilgi Yayınevi, 10.Basım, İki Cilt Birleştirilmiş)
CEYLAN, bir alıntı ekledi.
15 May 04:33

..kitaplar komşularımdan daha zengin olduğum yegâne mülkiyet türünü teşkil ediyor.

Bir İngiliz Afyon Tiryakisinin İtirafları, Thomas de Quincey (Sayfa 89)Bir İngiliz Afyon Tiryakisinin İtirafları, Thomas de Quincey (Sayfa 89)