“Çocukluğunu sahici bir köke bağlayanlar, sonradan nereye giderlerse gitsinler, ev dendiğinde o ilk göbek bağına uzanıyorlar. Geceleri yıldızlara, gündüzleri atlaslara ihtiyacı yok onların, kaybolmuyorlar. Hayat boyu yollarını ararken, pusula niyetine başlangıç noktalarına, tohumlarının serpilip dünyaya yayıldığı o ilk mevkiye,evlerine bakıyorlar.”
“Değil aileye, eve, yuvaya, bir çatıya alışmak, kendini ona ait saymak nedir bilmiyordum. Neyi bilmediğimi de bilmediğimden, yaramı yanlış yerde arayıp, zırhımı yanlış kumaştan biçiyordum.
……….bizimkilerin boşanmasıyla filan değil, dedemin ölümüyle başlamıştı hikaye.”