“Kalple başlayıp sonsuza gidebilen, yaptıktan sonra bile aynı tadı yıllar boyu tekrar tekrar verebilen, uğruna kötülüğü bile sevdirebilen, siz insanların ruhu yaratılırken yüreklerine işlenen, karşılıksız yapıldığında değeri katlanan, anlatmaya belli de benim gibi yüzlerce belleğin yetemeyeceği, davranıştan öte geçip yaşayış biçimine dönüşebilen bir olgudur iyilik”
“Çevresine bakındı. Yoktu. Oturma odasını da aradı. Orada da yoktu. Bunca lüzumsuz eşya vardı da, neden en gereken, bir sigara küllüğü yoktu. Kadınlar da böyleydi. Dünyada gereğinden çok kadın vardı ama, yalnız bir teki yoktu.”
“Taksim demişler buraya. Yollar ayrılıyor diyedir. Yoksa bu alanda kocaman bir adam büyük bir karatahtanın önünde halka dört işlemden ‘bölme’yi mi öğretirdi?”