"Bütün bunları ancak bir yılda öğrenebidim. Bu ders bana, iki çocuğumun ve karımın ölümüne mal oldu. Ama anlatmam size. Ah, keşke önceden bilseydim. Kimse önüme çıkıp da bana anlatmadı ki. Anlatamam size, çocukların nasıl ba-gırsaklan dışanı fırlaya fırlaya çadırda yattıklarını, nasıl bir deri bir kemik kaldıklarını, nasıl köpek yavruları gibi titreyip inlediklerini, benim nasıl para kazanmak, gündelik almak için değil, iş bulmak için didindiğimi..." diye bağırdı. "Allah'ım, sadece bir fincan un, bir kaşık yağ alabilmek için nasıl her yana başvurduğumu... Sonra hükümet doktoru geldi. 'Çocuklar kalp yetmezliğinden ölmüş, dedi. Bir kağıda yazdı. Çocuklar orada, bağırsakları domuzların sidik keseleri gibi dışarı fırlamış yatıyor, titreşiyorlardı."